Bir ülkenin geleceğini şekillendiren en görünmez ama en güçlü aktörler, akademinin koridorlarında sessizce çalışan bilim insanlarıdır. Bu sessiz gücün hem Türkiye’de hem de Avrupa’da temsilcilerinden biri ise hiç kuşkusuz Prof. Dr. Fatma Deniz.
Türkiye’deki akademik başarılarının ardından Almanya’da bir üniversiteye rektör olarak atanması, onun yalnızca ulusal değil, uluslararası bilim dünyasında da nasıl bir saygınlığa sahip olduğunun en net göstergesi. Bir Türk kadın akademisyenin Avrupa’nın köklü üniversitelerinden birinin yönetimine getirilmesi, aslında hepimize şu soruyu sorduruyor:
“Bilimle inşa edilen bir kariyerin sınırı var mı?”
Prof. Dr. Deniz’i özel kılan, sadece başarı listesi değil; başarılarının ardındaki karakteri. O, bilimi masa başında bir uğraş olarak görmeyen, toplumu dinleyen ve hem Türkiye’de hem Avrupa’da öğrencilerle birebir temas kuran bir akademisyen. Almanya’da sürdürdüğü rektörlük görevi de tam olarak bu yaklaşımın bir uzantısı: disiplinli, katılımcı, yenilikçi ve gençleri merkeze alan bir yönetim modeli.
Onun derslerine giren öğrenciler, hangi ülkede olursa olsun ortak bir cümlede buluşuyor:
“Bilim hâlâ umut veriyor.”
Çünkü Prof. Dr. Deniz, üniversitenin sadece bir eğitim kurumu değil, toplumsal dönüşümün merkezi olduğuna inanıyor. Rektörlük görevinde de bu anlayışıyla, akademiyi kapalı kapılar ardındaki bir yapı olmaktan çıkarıp daha görünür, daha erişilebilir bir dünyanın parçası haline getiriyor.
Türkiye’deki bilim ortamının zaman zaman gölgelenen yanlarını düşündüğümüzde, Prof. Dr. Fatma Deniz gibi isimler bize görülmeyenin de bir gerçek olduğunu hatırlatıyor:
Bu ülke yetenekli insanlar yetiştiriyor ve o insanlar dünyanın her yerinde fark yaratabiliyor.
Bilim insanı olmanın en zor yanı çoğu zaman yalnızlıktır; ama onun yalnızlığı bile üretken, öğretici ve yol açıcıdır. Almanya’daki rektörlük makamında dahi, Türkiye ile bağlarını koparmadan, genç akademisyenlere destek veren, bilimsel projelere katkı sunan bir duruş sergiliyor.
Belki de en kıymetlisi şu:
Prof. Dr. Deniz, kendi başarı hikâyesini sadece kendisi için değil, ona bakan bütün genç kadınlar için yazıyor. Çünkü o, sessiz bir cümleyi her gün yeniden kanıtlıyor:
“Bilimle yürüyen bir kadının önünde hiçbir kapı kapalı kalmaz.”
Bu nedenle hem Türkiye’nin hem Almanya’nın bilim yolculuğunda onun gibi akademisyenlerin değeri ölçülemez. Bir toplumun köklerini güçlendiren şey yalnızca gelenekler değil; geleceğe ışık tutan insanlar…
Ve o isimlerden biri de hiç şüphesiz Prof. Dr. Fatma Deniz.
Zehra Bilici
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle