TRUMP’IN TÜRKİYE’YE YAPACAĞI SÜRPRİZ NE OLABİLİR
TRUMP’IN TÜRKİYE’YE YAPACAĞI SÜRPRİZ NE OLABİLİR
ABD Başkanı Donald Trump, dünya siyasetinin en dikkat çeken isimlerinden biri olmaya devam ediyor. Göreve geldiği günden bu yana attığı beklenmedik adımlar, sadece Amerika'yı değil, dünyanın dört bir yanındaki ülkeleri yakından ilgilendiriyor. Türkiye de bu ülkelerin başında geliyor. Peki Trump'ın önümüzdeki dönemde Türkiye için hazırlayabileceği sürpriz ne olabilir? Elbette bunu bugün kesin olarak kimse bilemez. Ancak geçmiş uygulamalara, iki ülke arasındaki ilişkilere ve mevcut gelişmelere bakıldığında bazı olasılıkları değerlendirmek mümkün.
Trump, alışılmış siyasetçilerin dışında hareket eden bir lider olarak tanınıyor. Kimi zaman sert açıklamalar yaparken, kısa süre sonra uzlaşmacı bir tavır sergileyebiliyor. Bu nedenle Türkiye ile ilgili atacağı adımların da sürpriz niteliği taşıması kimseyi şaşırtmayacaktır.
İlk ihtimal ekonomik alanda yaşanabilir. Son yıllarda Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmini artırma hedefi zaman zaman gündeme geldi. Trump yönetimi, iki ülke arasındaki ticaretin büyümesini destekleyecek yeni adımlar atabilir. Özellikle savunma sanayisi dışında kalan sektörlerde gümrük kolaylıkları, yatırım teşvikleri veya yeni ticaret anlaşmaları masaya gelebilir. Böyle bir gelişme hem ihracatçılar hem de yatırımcılar açısından olumlu karşılanacaktır.
Bir diğer önemli konu ise savunma sanayisi. Türkiye'nin uzun yıllardır gündeminde bulunan savaş uçağı ve modernizasyon projeleri yeniden hız kazanabilir. İki ülke arasında güven ortamının güçlenmesi halinde savunma alanındaki iş birliklerinin yeniden canlanması ihtimali bulunuyor. Bunun gerçekleşmesi, NATO içindeki dengeleri de etkileyebilecek önemli bir gelişme olur.
Ancak madalyonun diğer yüzü de var. Trump zaman zaman ekonomik baskıyı dış politika aracı olarak kullanmayı tercih eden bir lider. Geçmişte bunun örnekleri yaşandı. Eğer Washington ile Ankara arasında Suriye, Doğu Akdeniz, yaptırımlar veya başka bölgesel konularda ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıkarsa, yeni ekonomik yaptırımlar ya da ek gümrük vergileri de gündeme gelebilir. Bu nedenle Türkiye'nin sadece olumlu senaryolara değil, olası risklere de hazırlıklı olması gerekiyor.
Suriye konusu ise belki de en kritik başlıklardan biri olmaya devam ediyor. ABD'nin bölgedeki askerî varlığı, terör örgütlerine yönelik yaklaşımı ve sınır güvenliği konusunda alınacak kararlar Türkiye'nin güvenliği açısından doğrudan önem taşıyor. Trump, ABD askerlerinin bir bölümünü bölgeden çekme kararı alabilir ya da tam tersine yeni güvenlik düzenlemelerine gidebilir. Böyle bir karar Ankara-Washington ilişkilerinin yönünü önemli ölçüde etkileyebilir.
Enerji alanı da sürprizlerin yaşanabileceği bir başka alan olarak görülüyor. Doğu Akdeniz'deki doğal gaz kaynakları, enerji koridorları ve Avrupa'nın enerji güvenliği konusunda Türkiye'nin rolü her geçen gün artıyor. Trump yönetimi, Türkiye'nin enerji projelerinde daha etkin yer almasını destekleyebilir. Bu durum hem ekonomik hem de stratejik açıdan Türkiye'nin elini güçlendirebilir.
Öte yandan diplomasi sadece ekonomi ve güvenlikten ibaret değil. Cumhurbaşkanı ile Trump arasında kurulacak doğrudan iletişim de ilişkilerin seyrini değiştirebilir. Trump, kişisel diplomasiye önem veren bir siyasetçi olarak biliniyor. Liderler arasındaki olumlu diyalog bazen aylarca çözülemeyen sorunların kısa sürede aşılmasını sağlayabiliyor.
Finans piyasaları açısından bakıldığında da Trump'ın açıklamaları yakından takip ediliyor. ABD'nin faiz politikalarına ilişkin beklentiler, doların küresel değeri ve yatırımcıların risk algısı Türkiye ekonomisini de etkiliyor. Washington'dan gelecek olumlu mesajlar Türk lirası, borsa ve yatırım ortamına destek sağlayabilir. Tersi durumda ise piyasalarda dalgalanmalar yaşanması sürpriz olmayacaktır.
Aslında en büyük sürpriz, ilişkilerin tamamen yeni bir sayfa açması olabilir. Uzun yıllardır zaman zaman gerilen Türkiye-ABD ilişkilerinin daha yapıcı bir zemine oturması hem iki ülkenin hem de bölgenin yararına olacaktır. Ticaretin büyümesi, ortak yatırımların artması ve güvenlik alanındaki iş birliklerinin güçlenmesi her iki taraf için de kazanç sağlayabilir.
Elbette uluslararası ilişkilerde hiçbir senaryo kesin değildir. Bugün olumlu görünen gelişmeler yarın değişebilir. Aynı şekilde kriz gibi görünen olaylar da diplomatik görüşmeler sonucunda fırsata dönüşebilir. Bu nedenle Türkiye'nin her ihtimale karşı hazırlıklı olması, dış politikada çok yönlü ilişkilerini sürdürmesi ve ekonomik dayanıklılığını artırması büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak Trump'ın Türkiye'ye yönelik yapacağı olası sürprizin ne olacağını bugünden kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak ekonomik iş birliğini artıracak adımlar, savunma sanayisinde yeni anlaşmalar, Suriye politikasında değişiklikler veya tam tersine yeni yaptırım kararları ihtimaller arasında yer alıyor. Önemli olan, Türkiye'nin hangi gelişme yaşanırsa yaşansın soğukkanlı, planlı ve milli çıkarlarını önceleyen bir politika izlemesidir. Çünkü uluslararası siyasette kalıcı olan dostluklar ya da gerginlikler değil, ülkelerin çıkarlarıdır. Bu gerçeği göz önünde bulunduran ülkeler, sürprizleri kriz yerine fırsata dönüştürmeyi başarabilir.