Köşe Yazısı 1 Ağustos 2026 03:00

GAZZE'DE BARIŞ UMUDU YENİDEN GÜNDEMDE

Zafer Özcivan
Yazar Zafer Özcivan

GAZZE'DE BARIŞ UMUDU YENİDEN GÜNDEMDE

Orta Doğu'da yıllardır süren savaş, çatışma ve gözyaşı belki de yeni bir dönemin eşiğine geldi. ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu, Hamas'ın silahsızlandırılmasını ve İsrail ordusunun Gazze'den çekilmesini içeren anlaşma taslağı dünya kamuoyunun dikkatini yeniden Gazze'ye çevirdi. Henüz tüm taraflar tarafından kesin olarak uygulamaya geçirilmiş bir mutabakat olmasa da ortaya konulan çerçeve uzun zamandır devam eden çatışmaların sona ermesi açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Gazze denildiğinde akla artık sadece bir coğrafya gelmiyor. Yıkılmış evler, enkaz altında kalan yaşamlar, evsiz kalan milyonlarca insan, açlık, susuzluk ve geleceğini kaybetmiş çocuklar geliyor. Savaşın en ağır bedelini her zaman olduğu gibi siviller ödüyor. Bu nedenle dünyanın dört bir yanında insanlar artık silahların susmasını istiyor.

Anlaşmanın en dikkat çeken maddelerinden biri Hamas'ın silahlı faaliyetlerini sonlandırması ve silahsızlanması yönündeki beklenti. Buna karşılık İsrail'in de Gazze'den askeri birliklerini çekmesi ve bölgede yeni bir güvenlik düzeninin oluşturulması öngörülüyor. Eğer bu plan hayata geçerse, yıllardır süren çatışmaların ardından ilk kez kalıcı bir ateşkes ihtimali güçlenmiş olacak.

Ancak bu sürecin hiç de kolay olmayacağını herkes biliyor. Çünkü yıllardır devam eden çatışmalar taraflar arasında büyük bir güvensizlik oluşturdu. Verilen sözlerin tutulup tutulmayacağı, uluslararası gözlem mekanizmalarının nasıl işleyeceği ve güvenlik garantilerinin nasıl sağlanacağı en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.

Gazze'deki insani tablo ise dünyanın vicdanını sızlatmaya devam ediyor. Binlerce bina yıkıldı. Hastaneler zarar gördü. Okullar kullanılamaz hale geldi. Elektrik ve temiz suya ulaşmak birçok bölgede hâlâ büyük bir sorun. Milyonlarca insan yardım kuruluşlarının ulaştırdığı gıda ve ilaçlarla yaşam mücadelesi veriyor.

Savaşın uzaması sadece Gazze'yi değil, İsrail ekonomisini de etkiledi. Savunma harcamaları arttı, yatırımlar yavaşladı, turizm geriledi. Bölgedeki istikrarsızlık uluslararası ticaret yollarını da olumsuz etkileyerek dünya ekonomisinde yeni maliyetlerin oluşmasına neden oldu. Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, deniz taşımacılığındaki riskler ve küresel ticarette yaşanan belirsizlikler birçok ülkeyi doğrudan etkiledi.

Trump'ın açıkladığı planın uluslararası toplum tarafından nasıl karşılanacağı da büyük önem taşıyor. Birleşmiş Milletler, Avrupa ülkeleri ve bölgedeki Arap devletlerinin sürece vereceği destek, anlaşmanın geleceğini belirleyecek en önemli unsurlar arasında bulunuyor. Çünkü böylesine karmaşık bir sorunun yalnızca iki tarafın atacağı adımlarla çözülmesi kolay görünmüyor.

Uzmanlar, kalıcı barış için sadece silahların susmasının yeterli olmayacağını söylüyor. Gazze'nin yeniden inşa edilmesi, insanların evlerine dönebilmesi, altyapının onarılması ve ekonomik hayatın yeniden canlandırılması gerekiyor. Bunun için milyarlarca dolarlık uluslararası desteğe ihtiyaç duyulacağı ifade ediliyor.

Çocukların yeniden okullarına dönebilmesi, hastaların tedavi olabilmesi ve ailelerin güven içinde yaşayabilmesi için kalıcı bir siyasi çözüm şart görülüyor. Aksi halde kısa süreli ateşkeslerin ardından yeni çatışmaların başlaması ihtimali her zaman varlığını koruyacak.

Türkiye de süreci yakından takip eden ülkeler arasında yer alıyor. Ankara uzun zamandır bölgede kalıcı ateşkes sağlanmasını, insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını ve iki devletli çözüm temelinde kalıcı barışın kurulmasını savunuyor. Diplomatik girişimlerin yoğunlaşması, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından önemli görülüyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında Gazze'nin yeniden ayağa kaldırılması sadece Filistin için değil, tüm bölge için yeni fırsatlar oluşturabilir. İnşaat, sağlık, eğitim, enerji ve altyapı alanlarında yapılacak yatırımlar bölgesel kalkınmaya katkı sağlayabilir. Ticaret yollarının yeniden güvenli hale gelmesi ise uluslararası ekonomiye olumlu yansıyabilir.

Öte yandan güvenlik konusu hâlâ en büyük soru işareti olarak duruyor. Hamas'ın silahsızlanmasının nasıl gerçekleşeceği, silahların kim tarafından denetleneceği ve Gazze'nin güvenliğinin hangi yapılar tarafından sağlanacağı konusunda birçok ayrıntının netleşmesi gerekiyor. Aynı şekilde İsrail'in çekilme sürecinin takvimi ve uygulanma biçimi de dikkatle izlenecek.

Uluslararası gözlemciler, geçmişte yapılan birçok anlaşmanın kısa süre içinde bozulduğunu hatırlatarak bu kez daha güçlü denetim mekanizmalarının kurulmasının önemine dikkat çekiyor. Tarafların karşılıklı güven oluşturacak adımlar atması ve provokasyonlardan uzak durması, sürecin başarısı açısından hayati önem taşıyor.

Bugün gelinen noktada dünya kamuoyu tek bir sorunun cevabını merak ediyor: Gerçekten kalıcı barış mümkün mü? Bunun cevabını zaman gösterecek. Ancak herkesin ortak dileği aynı; çocukların bombalar yerine okul zilini duyması, ailelerin korku içinde değil huzur içinde yaşaması ve yıllardır süren acıların artık sona ermesi.

Barış hiçbir zaman kolay kazanılmıyor. Fakat savaşın kazananı da olmuyor. Eğer açıklanan anlaşma samimiyetle uygulanır, uluslararası toplum güçlü destek verir ve taraflar verdikleri sözlerin arkasında durursa Gazze için yeni bir sayfa açılabilir. Bu yalnızca Filistin ve İsrail için değil, tüm Orta Doğu'nun geleceği açısından tarihi bir dönüm noktası olabilir. Dünyanın beklediği şey ise çok açık: Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu ve insanların yeniden umutla yaşayabildiği bir Gazze.

Kaynak: Euronews

Zafer Özcivan

Zafer Özcivan

Ekonomist / Yazar

Yazarın tüm yazıları