Köşe Yazısı 15 Haziran 2026 03:00

ABD-İRAN ANLAŞMASI PİYASALARI NASIL ETKİLER

Zafer Özcivan
Yazar Zafer Özcivan

ABD-İRAN ANLAŞMASI PİYASALARI NASIL ETKİLER

ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma, sadece iki ülkeyi değil, dünya ekonomisini ve finans piyasalarını da yakından ilgilendiriyor. Özellikle enerji piyasalarının merkezinde yer alan İran'ın yeniden küresel sisteme entegre olması ihtimali, petrol fiyatlarından altına, döviz kurlarından borsalara kadar birçok alanda önemli sonuçlar doğurabilir.

Uzun süredir yaptırımlar, gerilimler ve bölgesel çatışmalar nedeniyle küresel piyasaların risk unsurlarından biri olarak görülen ABD-İran ilişkilerinde yaşanan yumuşama, yatırımcıların dikkatle takip ettiği gelişmeler arasında yer alıyor. Uzmanlara göre anlaşmanın kalıcı hale gelmesi durumunda dünya ekonomisinde yeni bir dönemin kapıları aralanabilir.

PETROL FİYATLARINDA DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ

ABD-İran anlaşmasının piyasalara ilk etkisi enerji sektöründe görülebilir. İran dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinden birine sahip ülkeler arasında bulunuyor. Yıllardır uygulanan yaptırımlar nedeniyle İran petrolünün önemli bölümü dünya piyasalarına tam kapasiteyle ulaşamıyordu.

Anlaşmanın ardından yaptırımların hafifletilmesi veya kaldırılması halinde İran'ın günlük petrol ihracatını artırması bekleniyor. Bu durum küresel petrol arzının yükselmesine neden olabilir.

Arzın artması ise petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir. Petrol fiyatlarındaki olası gerileme özellikle enerji ithalatçısı ülkeler açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Türkiye gibi enerji ihtiyacının büyük bölümünü dışarıdan karşılayan ülkeler için daha düşük petrol fiyatları, enerji faturasında azalma anlamına gelebilir. Bu da cari açığın düşmesine ve enflasyon üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir.

ALTINDA GÜVENLİ LİMAN TALEBİ AZALABİLİR

Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde yatırımcılar genellikle altın gibi güvenli liman olarak görülen varlıklara yöneliyor. ABD ile İran arasında yaşanan gerilimler de son yıllarda altın fiyatlarının destek bulmasına neden olmuştu.

Taraflar arasında kalıcı bir anlaşma sağlanması ve bölgede tansiyonun düşmesi halinde yatırımcıların risk iştahı artabilir. Böyle bir ortamda güvenli liman talebinin azalmasıyla altın fiyatlarında bir miktar geri çekilme görülebilir.

Ancak uzmanlar altın fiyatlarının sadece jeopolitik gelişmelerden etkilenmediğini hatırlatıyor. ABD Merkez Bankasının faiz politikası, küresel enflasyon ve ekonomik büyüme görünümü de altın üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

BORSALAR OLUMLU ETKİLENEBİLİR

Küresel piyasalarda belirsizliklerin azalması genellikle hisse senedi piyasalarına olumlu yansıyor. ABD-İran anlaşması da yatırımcıların risk alma isteğini artırabilecek gelişmelerden biri olarak görülüyor.

Özellikle enerji maliyetlerinin düşmesi ihtimali, üretim yapan şirketlerin kârlılıklarını destekleyebilir. Bunun sonucunda dünya genelindeki birçok borsada yükseliş eğilimleri görülebilir.

Gelişmekte olan ülke piyasaları da bu süreçten olumlu etkilenebilir. Uluslararası fonların daha yüksek getiri arayışıyla gelişmekte olan ülkelere yönelmesi mümkün olabilir.

Türkiye açısından bakıldığında ise enerji maliyetlerinin düşmesi ve küresel risk iştahının artması Borsa İstanbul için destekleyici unsurlar arasında yer alabilir.

DOLARDA VE DÖVİZ PİYASALARINDA ETKİLER

Jeopolitik risklerin azalması küresel döviz piyasalarında da hareketlilik yaratabilir. Risklerin düştüğü dönemlerde yatırımcılar genellikle gelişmekte olan ülke para birimlerine daha fazla ilgi gösteriyor.

Bu nedenle anlaşmanın kalıcı olması halinde Türk lirası dahil birçok gelişmekte olan ülke para birimi üzerindeki baskının azalabileceği değerlendiriliyor.

Öte yandan enerji fiyatlarının düşmesi Türkiye'nin döviz ihtiyacını azaltabileceğinden kur üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağlayabilir.

Ancak döviz piyasalarının yalnızca bu gelişmeye bağlı hareket etmeyeceği unutulmamalıdır. Merkez bankalarının faiz kararları, enflasyon verileri ve küresel ekonomik görünüm de önemli olmaya devam edecektir.

DENİZ TİCARETİ VE LOJİSTİK MALİYETLERİ DÜŞEBİLİR

İran'ın bulunduğu bölge, dünya enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı barındırıyor. Geçmişte yaşanan gerilimler nedeniyle bu bölgede zaman zaman nakliye maliyetleri ve sigorta ücretleri yükselmişti.

Anlaşmanın ardından bölgede güvenliğin artması durumunda deniz taşımacılığı maliyetlerinde düşüş görülebilir. Bu da küresel ticaret açısından olumlu bir gelişme anlamına geliyor.

Taşıma maliyetlerinin azalması ürün fiyatlarına da yansıyabilir. Böylece dünya genelinde enflasyon baskılarının hafiflemesine katkı sağlanabilir.

TÜRKİYE İÇİN FIRSATLAR DOĞABİLİR

ABD-İran ilişkilerindeki normalleşme Türkiye açısından da yeni fırsatlar yaratabilir. İran'ın uluslararası ticarette daha aktif hale gelmesi, bölgesel ticaret hacmini artırabilir.

Türkiye ile İran arasındaki ticaretin gelişmesi, enerji iş birliklerinin güçlenmesi ve ulaştırma projelerinin hız kazanması ihtimaller arasında bulunuyor.

Özellikle enerji maliyetlerindeki düşüş ve ticaret yollarındaki rahatlama Türkiye ekonomisi açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.

SONUÇ

ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma, dünya piyasaları tarafından olumlu karşılanan gelişmelerden biri olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarında düşüş, altın talebinde azalma, borsalarda yükseliş eğilimi ve küresel ticarette rahatlama gibi etkiler gündeme gelebilir.

Ancak piyasalarda kalıcı etkilerin oluşabilmesi için anlaşmanın detaylarının netleşmesi ve tarafların yükümlülüklerini uzun vadede yerine getirmesi gerekiyor. Çünkü geçmişte de benzer anlaşmalar yapılmış ancak siyasi gelişmeler nedeniyle süreçler kesintiye uğramıştı.

Bu nedenle yatırımcılar sadece anlaşmanın imzalanmasına değil, uygulanma sürecine de dikkatle odaklanacak. Önümüzdeki dönemde enerji piyasaları başta olmak üzere küresel finans dünyasının en önemli gündem maddelerinden biri ABD-İran ilişkilerinin seyri olmaya devam edecek.

Zafer Özcivan

Zafer Özcivan

Ekonomist / Yazar

Yazarın tüm yazıları