2026 OCAK AYI SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ
Türkiye’de süt ve süt ürünleri sektörüne ilişkin açıklanan Ocak 2026 verileri, üretimde genel olarak ılımlı bir artış eğilimine işaret ederken ürün bazında farklı gelişmeler yaşandığını ortaya koyuyor. Özellikle yoğurt ve fermente süt ürünlerinde güçlü artış görülürken tereyağı üretiminde sınırlı bir gerileme dikkat çekiyor. Bu tablo hem tüketim alışkanlıklarının hem de üretim maliyetlerinin sektördeki üretim desenini şekillendirdiğini gösteriyor.
Toplanan inek sütünde sınırlı artış
Ocak 2026 döneminde ticari süt işletmeleri tarafından 944 bin 926 ton inek sütü toplandı. Bu miktar, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,4’lük sınırlı bir artış anlamına geliyor.
Ocak 2025’te toplanan süt miktarı 941 bin 352 ton seviyesindeydi. Dolayısıyla yıllık bazda yaklaşık 3 bin 500 tonluk bir artış gerçekleşmiş oldu. Bu artışın oldukça sınırlı kalması, sektörün üretim tarafında ciddi bir kapasite genişlemesi yaşamadığını, ancak mevcut üretim seviyesinin korunabildiğini gösteriyor.
Buna karşılık aylık bazda daha belirgin bir yükseliş dikkat çekiyor. Aralık 2025’te 930 bin 898 ton olan toplanan süt miktarı, ocak ayında %1,5 artarak 944 bin 926 tona yükseldi. Bu artış, yılın başında süt arzında mevsimsel toparlanmanın etkili olabileceğine işaret ediyor.
İçme sütü üretimi arttı
İçme sütü üretimi ocak ayında 157 bin 106 ton olarak gerçekleşti. Bu miktar, geçen yılın aynı ayına göre %4,1’lik bir artış anlamına geliyor.
2025 yılı ocak ayında içme sütü üretimi 150 bin 894 ton düzeyindeydi. Böylece yaklaşık 6 bin tonluk bir üretim artışı kaydedildi.
Aylık bazda bakıldığında ise artış daha belirgin. Aralık 2025’te 139 bin 862 ton olan üretim, ocak ayında %12,3 artarak 157 bin 106 tona çıktı. Bu yükseliş, kış aylarında paketlenmiş süt tüketiminin artması ve üreticilerin buna paralel üretim planlaması yapmasıyla açıklanabilir.
Yoğurt üretiminde güçlü büyüme
Ocak verilerinin en dikkat çekici gelişmesi yoğurt üretimindeki güçlü artış oldu.
Ocak 2025’te 105 bin 107 ton olan yoğurt üretimi, Ocak 2026’da 119 bin 648 tona yükseldi. Böylece yıllık bazda %13,8’lik önemli bir büyüme gerçekleşti.
Yoğurt, Türkiye’de geleneksel olarak en çok tüketilen süt ürünlerinden biri. Son yıllarda özellikle:
- Süzme yoğurt
- Protein oranı yüksek yoğurtlar
- Çeşnili ve aromalı ürünler
Gibi yeni ürün çeşitlerinin piyasaya girmesi bu artışı destekliyor. Aynı zamanda sağlıklı beslenme eğilimlerinin güçlenmesi de yoğurt tüketimini artıran faktörler arasında yer alıyor.
Ayran ve kefir üretiminde artış sürüyor
Fermente süt ürünleri grubunda yer alan ayran ve kefir üretimi de artış eğilimini sürdürdü.
Ocak 2025’te 75 bin 286 ton olan üretim, Ocak 2026’da 80 bin 487 tona yükseldi. Böylece yıllık bazda %6,9’luk bir artış gerçekleşti.
Özellikle son yıllarda kefirin sağlığa faydalarına yönelik farkındalığın artması, bu ürünün tüketimini önemli ölçüde artırdı. Ayran ise zaten Türkiye’de günlük tüketimi yüksek olan bir içecek olduğu için üretimdeki artış görece istikrarlı bir seyir izliyor.
Peynir üretiminde ılımlı yükseliş
İnek peyniri üretimi de ocak ayında artış gösterdi.
Ocak 2025’te 71 bin 103 ton olan üretim, 2026’nın aynı ayında 73 bin 309 ton seviyesine çıktı. Bu da %3,1’lik bir büyümeye karşılık geliyor.
Peynir üretimindeki bu artış, iç pazarda devam eden güçlü talebin yanı sıra ihracat pazarlarının da etkisiyle gerçekleşmiş olabilir. Türkiye son yıllarda özellikle Orta Doğu, Balkanlar ve bazı Avrupa ülkelerine peynir ihracatını artırmaya çalışıyor.
Tereyağı üretiminde gerileme
Ocak verilerinde dikkat çeken tek gerileme ise tereyağı ve sadeyağ üretiminde yaşandı.
Ocak 2025’te 9 bin 131 ton olan üretim, Ocak 2026’da 9 bin 9 tona geriledi. Böylece yıllık bazda %1,3’lük bir düşüş kaydedildi.
Bu gerilemenin arkasında birkaç neden bulunabilir:
- Süt yağının farklı ürünlerde kullanılması
- Üretim maliyetlerinin yükselmesi
- Bitkisel yağların bazı kullanım alanlarında alternatif oluşturması
Ancak düşüş oldukça sınırlı olduğu için sektörde ciddi bir daralma olarak değerlendirilmemektedir.
Verilerin kapsamı
Açıklanan istatistikler, çiğ sütü girdi olarak kullanan ve “süthane işletmeciliği” ile “peynir imalatı” alanında faaliyet gösteren entegre süt işletmelerine uygulanan aylık anketlerden elde ediliyor.
Bu kapsamda:
- Ambalajlı sade ve katkılı sütler içme sütü üretimine,
- Sade ve aromalı tüm ürünler ayran ve kefir üretimine,
- Sade, süzme ve aromalı çeşitler yoğurt üretimine dahil ediliyor.
Buna karşılık dondurma ve sütlü tatlı üretimi yapan işletmeler istatistik kapsamına alınmıyor.
Genel değerlendirme
Ocak 2026 verileri, Türkiye’de süt sektörünün genel olarak istikrarlı bir üretim yapısına sahip olduğunu gösteriyor. Çiğ süt toplamada büyük sıçramalar olmasa da üretim hacmi korunurken, katma değerli ürünlerdeki artış dikkat çekiyor.
Özellikle yoğurt, kefir ve ayran gibi fermente ürünlerde yaşanan büyüme, tüketicilerin sağlıklı ve fonksiyonel gıdalara yöneldiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık tereyağı üretimindeki sınırlı düşüş ise ürün bazlı talep farklılaşmasının bir yansıması olarak değerlendirilebilir.
Önümüzdeki dönemde süt üretiminin seyri; yem maliyetleri, süt fiyatları, hayvancılık politikaları ve ihracat imkanları gibi faktörlere bağlı olarak şekillenmeye devam edecek. Sektör temsilcilerine göre özellikle üretim maliyetlerinin kontrol altında tutulması hem süt arzının sürdürülebilirliği hem de tüketici fiyatlarının dengelenmesi açısından kritik önem taşıyor.
Kaynak: TÜİK