Zafer Özcivan
Editoryal
4 Mart 2026

2025 BÜYÜME RAKAMLARI

Yazar Zafer Özcivan
Tüm Arşivi Gör

2025 BÜYÜME RAKAMLARI

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2025 yılına ilişkin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri, Türkiye ekonomisinin yıl boyunca büyümeyi sürdürdüğünü ancak bu büyümenin sektörler ve talep bileşenleri açısından oldukça farklı dinamikler içerdiğini gösteriyor. Resmi verilere göre Türkiye ekonomisi 2025 yılında reel olarak %3,6 büyürken, yılın son çeyreğinde büyüme %3,4 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, ekonominin hız kesmeden fakat kontrollü bir büyüme patikasında ilerlediğine işaret ediyor.

Ekonominin büyüklüğü ve kişi başına gelir

Verilere göre 2025 yılında Türkiye ekonomisinin cari fiyatlarla büyüklüğü 63 trilyon 20 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu artış nominal olarak %41,3’lük güçlü bir genişlemeye işaret ediyor. Bu yükselişin önemli kısmı fiyat artışlarından kaynaklansa da ekonomik aktivitenin genişlediği de görülüyor.

Kişi başına düşen gelir ise 712 bin 200 TL olarak hesaplandı. ABD doları cinsinden kişi başına gelir 18 bin 40 dolar seviyesine ulaştı. Bu rakamlar Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ortaya koyarken, gelir seviyesindeki artışın enflasyon ve kur gelişmeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini de gösteriyor.

Sektörlerin büyümeye katkısı

2025 yılı büyümesinin en dikkat çekici yönlerinden biri sektörler arasındaki performans farkı oldu. Ekonomide bazı sektörler hızlı büyürken bazı alanlarda zayıflama görüldü.

Özellikle inşaat sektörü %10,8 büyüyerek yılın en hızlı büyüyen alanı oldu. Bu artış, deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, konut yatırımları ve altyapı projelerinin etkisiyle açıklanabilir. Bunun yanında bilgi ve iletişim sektörü %8 büyüyerek dijital ekonominin güçlenmeye devam ettiğini ortaya koydu.

Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri sektörünün %4,6 büyümesi ise turizm ve iç talebin ekonomiye katkısının sürdüğünü gösteriyor. Finans ve sigorta faaliyetlerinde %3,8, sanayi sektöründe %2,9 büyüme gerçekleşmesi, üretim tarafında daha dengeli ama sınırlı bir genişlemeye işaret ediyor.

Ancak en dikkat çekici gelişmelerden biri tarım sektöründe yaşandı. Tarım sektörü 2025 yılında %8,8 daraldı. Bu gerileme; iklim koşulları, girdi maliyetleri ve üretim planlamasındaki sorunların etkili olabileceğine dair önemli bir sinyal veriyor. Tarımın küçülmesi, gıda fiyatları ve kırsal ekonomi açısından da önemli bir risk olarak değerlendirilebilir.

Son çeyrekte büyümenin seyri

2025 yılının son çeyreğinde ekonomide büyüme %3,4 olarak ölçüldü. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ise bir önceki çeyreğe kıyasla büyüme %0,4 seviyesinde kaldı. Bu veri, ekonomik aktivitenin yılın son bölümünde bir miktar yavaşladığını düşündürüyor.

Son çeyrekte ekonominin büyüklüğü cari fiyatlarla 18 trilyon 467 milyar TL olarak hesaplandı. ABD doları bazında ise çeyreklik ekonomik büyüklük yaklaşık 438,6 milyar dolar oldu. Bu rakamlar Türkiye ekonomisinin küresel ölçekte orta büyüklükteki ekonomiler arasındaki yerini koruduğunu gösteriyor.

Tüketim ve yatırım eğilimleri

Harcama yöntemiyle hesaplanan GSYH bileşenleri incelendiğinde, büyümenin önemli ölçüde iç talep tarafından desteklendiği görülüyor. Hane halkı nihai tüketim harcamaları 2025 yılında %4,1 arttı ve GSYH içindeki payı %54,4 olarak gerçekleşti. Bu oran, tüketimin Türkiye ekonomisindeki belirleyici rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.

Yılın son çeyreğinde hane halkı tüketimi %5,2 artarken, sabit sermaye yatırımlarının %5,4 büyümesi yatırım tarafında da hareketlilik olduğunu gösteriyor. Buna karşılık devletin nihai tüketim harcamalarında %0,9’luk bir düşüş yaşandı.

Dış ticaret dengesi büyümeyi sınırladı

2025 verilerinin en kritik mesajlarından biri dış ticaret tarafında ortaya çıkıyor. Mal ve hizmet ihracatı yıl genelinde %0,3 azalırken, ithalat %4,9 arttı. Bu durum net dış talebin büyümeye negatif katkı yaptığını gösteriyor.

Son çeyrekte de benzer bir tablo ortaya çıktı. İhracat %2,3 azalırken ithalat %3,8 arttı. Bu gelişme, büyümenin daha çok iç talep kaynaklı olduğunu ve dış ticaret dengesinin ekonomik büyümeyi aşağı çektiğini ortaya koyuyor.

Gelir dağılımı ve ücretlerin payı

GSYH verilerinin dikkat çekici bir diğer yönü gelir dağılımı göstergelerinde ortaya çıktı. İşgücü ödemeleri 2025 yılında %40,4 artarken, net işletme artığı ve karma gelir %44,2 yükseldi. Bu durum şirket gelirlerinin ücretlere kıyasla daha hızlı arttığını gösteriyor.

Nitekim işgücü ödemelerinin toplam katma değer içindeki payı %36,9’a gerilerken, işletme gelirlerinin payı %44,1’e yükseldi. Bu tablo, ekonomide büyümenin dağılımı açısından önemli bir tartışma alanı oluşturuyor.

2025 büyümesinin genel değerlendirmesi

2025 yılı büyüme verileri Türkiye ekonomisinin dengeli fakat kırılgan bir büyüme döneminden geçtiğini ortaya koyuyor. Bir yandan inşaat ve hizmetler sektöründeki güçlü performans ekonomiyi desteklerken, diğer yandan tarım sektöründeki daralma ve dış ticaretteki zayıflama önemli riskler barındırıyor.

Önümüzdeki dönemde büyümenin daha sürdürülebilir hale gelmesi için üç temel başlık öne çıkıyor:

  • Üretim yapısında sanayi ve teknoloji odaklı dönüşüm
  • Tarım sektöründe verimlilik artışı ve iklim uyumu
  • İhracatın güçlendirilmesi ve dış ticaret dengesinin iyileştirilmesi

Sonuç olarak 2025 verileri, Türkiye ekonomisinin büyümeye devam ettiğini ancak bu büyümenin niteliğinin en az büyüme oranı kadar önemli olduğunu gösteriyor. Ekonomik politikalarda bundan sonraki dönemde büyümenin kalitesi, verimlilik ve gelir dağılımı konularının daha fazla tartışılması bekleniyor.

Zafer Özcivan

Ekonomist / Yazar

Tüm Makaleleri Görüntüle