18–23 MAYIS 2026 HAFTASININ EKONOMİ PANORAMASI
18–23 MAYIS 2026 HAFTASININ EKONOMİ PANORAMASI
18–23 Mayıs haftası, Türkiye ekonomisinde bir yandan iç talep ve tüketici beklentileri, diğer yandan finans piyasaları, ihracat performansı ve küresel enerji gelişmelerinin öne çıktığı bir dönem oldu. Haftanın genel görünümünde dikkat çeken nokta; piyasalarda görece iyimser fiyatlamalar görülmesine rağmen vatandaşın günlük ekonomik hissiyatı ile makro göstergeler arasında hâlâ belirgin bir mesafe bulunması oldu.
Tüketici güveninde sınırlı toparlanma
Haftanın önemli verilerinden biri tüketici güven endeksi oldu. Mayıs ayında endeks 85,8 seviyesine yükselirken önceki aya göre sınırlı bir artış gösterdi. Ancak ayrıntılar daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. Geleceğe yönelik ekonomik beklentilerde iyileşme görülürken, hanelerin mevcut maddi durum algısında gerileme dikkat çekti.
Bu durum günlük hayatta şu anlama geliyor:
- İnsanlar geleceğin bugünlerinden biraz daha iyi olabileceğini düşünüyor.
- Fakat bugünkü gelir düzeyi ve satın alma gücü üzerindeki baskı devam ediyor.
- Özellikle temel ihtiyaç harcamaları aile bütçelerinde ağırlığını koruyor.
Ekonomide güven endeksinin 100'ün altında olması, genel iyimserliğin henüz tam olarak oluşmadığını gösteriyor.
Borsa İstanbul haftayı güçlü kapattı
Finans piyasalarında haftanın dikkat çeken gelişmelerinden biri, Borsa İstanbul'daki güçlü yükseliş oldu. BIST 100 endeksi haftayı yaklaşık %4,9 yükselişle tamamladı. Özellikle bankacılık ve sanayi hisseleri öne çıktı.
Piyasadaki bu yükselişin arkasında birkaç unsur bulunuyor:
- Faiz ve enflasyon beklentilerinin yakından takip edilmesi
- Şirket bilançolarına yönelik beklentiler
- Yabancı yatırımcı hareketleri
- İhracat ve sanayi üretimine ilişkin beklentiler
Ancak borsadaki yükseliş her zaman reel ekonomide aynı ölçüde hissedilmeyebiliyor. Piyasa beklentileri geleceği fiyatlarken vatandaş bugünkü gelir ve gider dengesini yaşamaya devam ediyor.
İhracatta dikkat çekici performans
Haftanın olumlu başlıklarından biri dış ticaret tarafında geldi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2 milyar 428 milyon dolarla yeni bir rekor kaydedildi.
İhracatın güçlü seyri birkaç açıdan önemli:
- Döviz gelirlerini destekliyor
- Cari denge üzerindeki baskıyı azaltabiliyor
- Üretim ve istihdamı destekleyebiliyor
Ancak burada önemli soru şu: Bu performansın kalıcı olup olmayacağı.
Küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması, Avrupa pazarındaki talep değişimleri ve enerji maliyetleri ihracat üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Enerji cephesinde dış riskler sürüyor
Küresel tarafta enerji piyasaları yeniden gündeme geldi. Avrupa doğal gaz depolarındaki düşük seviyeler ve enerji piyasalarındaki gelişmeler dikkat çekti. Ayrıca petrol piyasaları da jeopolitik gelişmeleri yakından izledi.
Türkiye açısından enerji konusu kritik çünkü:
- Türkiye net enerji ithalatçısı bir ülke
- Petrol fiyatlarındaki yükseliş cari açığı artırabiliyor
- Enerji maliyetleri enflasyona yansıyabiliyor
Bu nedenle küresel enerji piyasalarındaki hareketler önümüzdeki dönemde iç ekonomik dengeleri doğrudan etkileyebilir.
Haftanın genel fotoğrafı
18–23 Mayıs haftasının ekonomide bıraktığı genel tablo şöyle özetlenebilir:
Olumlu taraflar
- Tüketici beklentilerinde sınırlı iyileşme
- İhracatta rekor seviye
- Borsada güçlü performans
- Bazı sektörlerde üretim hareketliliği
Risk tarafı
- Hane gelirlerindeki baskının sürmesi
- Enflasyon hissiyatının devam etmesi
- Enerji maliyetleri
- Küresel ekonomik yavaşlama ihtimali
Sonuç
18–23 Mayıs haftası, ekonomide "tam iyileşme" ya da "keskin bozulma" haftası olmadı. Daha çok dengelerin yeniden arandığı bir dönem görüntüsü oluştu. Piyasalar geleceğe dönük daha olumlu bir hikâye satın almaya çalışırken, vatandaş tarafında günlük yaşam maliyetleri hâlâ belirleyici unsur olmayı sürdürüyor.
Önümüzdeki haftalarda açıklanacak büyüme, enflasyon, istihdam ve dış ticaret verileri; bu iyimserliğin güçlenip güçlenmeyeceğini daha net gösterecek.