Köşe Yazısı 7 Ağustos 2026 03:00

Hafızasını Satan Toplum

Yusuf Mehmet Suayi
Yazar Yusuf Mehmet Suayi

Tarih bazen savaşlarla değil, unutkanlıkla kaybedilir.

Bir an düşünün...

Otuz, kırk yıl sonra Filistin'de bir siyasetçi çıkıyor. Mikrofonun başına geçip, "Sayın Netanyahu için umut hakkı istiyoruz." diyor. Ardından yüzlerce kişi buna imza atıyor. "Geçmiş geçmişte kaldı." deniliyor. Çocuklarını, annelerini, babalarını toprağa veren insanlar susuyor. Katledilen bebeklerin çığlıkları siyasi hesapların arasında kayboluyor.

İmkânsız mı geliyor?

Demek ki değil.

Çünkü bu ülkede benzerini yaşadık.

Aralarında kadınların, çocukların, öğretmenlerin, mühendislerin, askerlerin, polislerin bulunduğu on binlerce insanın ölümünden sorumlu görülen bir örgütün lideri için "umut hakkı" talep edildi. Üstelik buna yüzlerce kişi imza attı. Dün "bebek katili" denilen isim, bugün bazı ağızlarda "Sayın..." diye anılır oldu.

İnsan sadece fikrini değiştirmez. İnsan bazen hafızasını da satar.

Bir toplumun en büyük çöküşü, suçluyu masum ilan etmesi değildir. En büyük çöküş, suçun ağırlığını unutmasıdır. Çünkü unutulan her acı, yarının yeni acılarının davetiyesidir.

Siyaset elbette çözüm üretir. Barış aranır, müzakere yapılır, devletler gerektiğinde en zor masalara oturur. Ama hiçbir siyasi hesap, masum insanların kanını sıradanlaştıramaz. Hiçbir çıkar, ölen çocukların hatırasını pazarlık konusu yapamaz.

Bugün alkışlanan unutkanlık, yarın yeni felaketlerin kapısını aralar.

Bir millet, katledilen evlatlarının adını unuttuğu gün, aslında kendi geleceğini de unutur.

Bazı yaralar kapanır. Ama bazı suçlar asla normalleşmemelidir.

Çünkü vicdanın affettiği yerde hukuk susabilir. Ama tarihin hafızası susmaz.

Yusuf Mehmet Suayi

Yusuf Mehmet Suayi

Medyabir Ajans yazar kadrosunda gündeme dair değerlendirmeleri ve özgün bakış açısıyla okurlarıyla buluşuyor.

Yazarın tüm yazıları