Suat Elibüyük
Editoryal
22 Şubat 2026

Türkiye İçin Daha Güçlü Bir İhracat Modeli Kurma Zamanı

Yazar Suat Elibüyük
Tüm Arşivi Gör

Türkiye İçin Daha Güçlü Bir İhracat Modeli Kurma Zamanı

Türkiye uzun yıllardır ihracatını büyütmeye çalışan bir ülke. Rakamlar artıyor, yeni pazarlar açılıyor, firmalar daha fazla ülkeye satış yapıyor. Ancak artık çok daha önemli bir soruyla karşı karşıyayız: Türkiye mevcut ihracat anlayışıyla ne kadar ileri gidebilir?

Bugün dünya ticaretinde oyunun kuralları değişti. Artık mesele sadece ürün satmak değil; teknoloji üretmek, marka oluşturmak ve küresel değer zincirlerinde güçlü bir yer edinmek. Bu nedenle Türkiye’nin önünde yeni bir hedef var: Daha fazla ihracat değil, daha güçlü bir ihracat modeli kurmak.

Mevcut Modelin Sınırları

Türkiye’nin ihracat yapısı uzun yıllar emek yoğun ve orta teknoloji ürünlere dayandı. Bu model belirli bir noktaya kadar büyümeyi sağladı. Ancak küresel rekabetin sertleştiği bir dönemde bu yapı yeterli değil.

Bugün birçok ülke aynı ürünleri daha düşük maliyetle üretebiliyor. Bu da fiyat rekabetini artırıyor ve kâr marjlarını düşürüyor. Veriler de bunu gösteriyor. Açıklanan dış ticaret istatistikleri, ihracatın büyüdüğünü fakat katma değer artışının aynı hızda gerçekleşmediğini ortaya koyuyor. Bu veriler özellikle Türkiye İstatistik Kurumu raporlarında sıkça tartışılıyor.

Güçlü İhracat Modeli Nasıl Kurulur?

Türkiye’nin yeni ihracat modelinin üç temel ayağı olması gerekiyor.

1. Güçlü Sanayi ve Teknoloji Üretimi

Sanayisi güçlü olmayan bir ülke ihracat yapabilir, ancak ekonomik güç oluşturamaz. Türkiye’nin yüksek teknoloji üretiminde daha fazla yer alması gerekiyor. Savunma sanayi, makine, yazılım ve ileri üretim teknolojileri bu dönüşümün ana alanları olabilir.

2. Küresel Marka Oluşturmak

Dünya ticaretinde gerçek kazanç markadan geliyor. Bir ürünün fiyatını belirleyen şey sadece maliyet değil, o ürünün algısıdır. Bugün bunu başaran ülkeler arasında Almanya önemli bir örnek oluşturuyor. Çünkü Almanya sadece ürün değil, kalite algısı ihraç ediyor.

3. Yeni Ticaret Coğrafyalarına Açılmak

Türkiye’nin ihracatı uzun süre belirli pazarlara yoğunlaştı. Oysa dünya ticareti artık farklı bölgelerde büyüyor. Özellikle üretim gücüyle küresel ekonomiyi etkileyen Çin ve Asya pazarları, Türkiye için büyük fırsatlar barındırıyor.

Asıl Mesele: Model Değişimi

Türkiye’nin ihracat hikâyesi artık bir dönüşüm sürecine girmek zorunda. Çünkü dünya ticaretinde sadece üretmek yetmiyor; inovasyon üretmek gerekiyor. Sadece satış yapmak yetmiyor; sistem kurmak gerekiyor.

Eğer Türkiye üretim yapısını teknolojiyle güçlendirirse, küresel markalar oluşturabilirse ve stratejik sektörlere odaklanırsa, dış ticarette çok daha güçlü bir konuma ulaşabilir.

Aksi halde ihracat artar, fakat ekonomi aynı hızda güçlenmez.

Yeni Dönemin Sorusu

Bugün Türkiye için asıl soru şudur:

Daha fazla ihracat yapan bir ülke mi olacağız, yoksa dünya ticaretinde değer üreten ve yön belirleyen ülkelerden biri mi?

Çünkü güçlü bir ihracat modeli sadece ekonomik büyüme sağlamaz.

Bir ülkenin dünyadaki yerini de değiştirir.

Suat Elibüyük

Medyabir Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni

Tüm Makaleleri Görüntüle