Suat Elibüyük
Editoryal
12 Şubat 2026

Dış ticaret vizyon ve kültürdür. Sadece mal alıp satmak değildir.

Yazar Suat Elibüyük
Tüm Arşivi Gör

Dış ticaret vizyon ve kültürdür. Sadece mal alıp satmak değildir. Sadece ihracat rakamlarını artırmak da değildir. Bir ülkenin dünyayı nasıl okuduğunun, kendini nasıl konumlandırdığının ve geleceğe nasıl hazırlandığının göstergesidir.

Bugün birçok ülkede dış ticaret hâlâ “satış” departmanının uzantısı gibi görülüyor. Oysa gelişmiş ekonomilerde dış ticaret bir zihniyet meselesidir. Uzun vadeli strateji, kurumsal hafıza, veri okuma kabiliyeti ve uluslararası ilişki yönetimi gerektirir. Kültür haline gelmemiş bir dış ticaret anlayışı, dönemsel kur artışlarıyla sevinen, ithalat kısıldığında panikleyen, rakamlarla övünüp yapıyı sorgulamayan bir refleks üretir.

Vizyon, nereye gideceğini bilmektir. Kültür ise o yolda istikrarlı şekilde yürüyebilmektir.

Bir ülke neden ihracat yapar? Döviz kazanmak için mi? Fazla üretimi eritmek için mi? Yoksa küresel değer zincirlerinde daha yukarı çıkmak için mi? Eğer cevap üçüncüsü değilse, ortada stratejik bir eksiklik vardır. Çünkü modern dış ticaret, yalnızca ürün satma değil; teknoloji, marka, tasarım ve standart ihraç etme sürecidir.

Bugün dünyada rekabet fiyat üzerinden değil, katma değer üzerinden yürümektedir. Kilogram başına ihracat değeri düşük kalan bir ekonomi, ne kadar çok ihracat yaparsa yapsın sınıf atlayamaz. Eğer yüksek teknoloji ithal edip düşük teknoloji ihraç ediyorsanız, ticaret hacmi büyür ama güç dengesi değişmez. Bu nedenle dış ticaret vizyonu, ürün desenini dönüştürme cesareti gerektirir.

Kültür boyutu ise daha derindir. Dış ticaret kültürü olan ülkelerde firmalar sadece sipariş kovalamaz; pazar analizi yapar, ülke riskini ölçer, lojistik altyapıyı planlar, finansman araçlarını bilir. Kambiyo, akreditif, serbest ticaret anlaşmaları, menşe kuralları… Bunlar teknik detay değil, rekabet araçlarıdır. Kültür haline gelmemiş sistemlerde ise dış ticaret, fırsat çıktığında yapılan bir faaliyet olarak kalır.

Bir diğer mesele sürekliliktir. Vizyon kısa vadeli dalgalanmalara göre şekillenmez. Kur arttı diye ihracat patlar, kur düştü diye ihracat biter anlayışı stratejik değildir. Gerçek ihracatçı, kur avantajına güvenmez; verimliliğe, inovasyona ve marka gücüne güvenir. Çünkü kalıcı pazar payı fiyatla değil güvenle kazanılır.

Dış ticaret aynı zamanda diplomatik bir enstrümandır. Serbest ticaret anlaşmaları, gümrük birlikleri, bölgesel ortaklıklar sadece ticari metinler değildir; jeopolitik pozisyon beyanıdır. Bir ülke hangi blokla ne tür bir entegrasyon kurduğunu iyi hesaplamalıdır. Aksi halde başkalarının yaptığı anlaşmaların dolaylı sonuçlarını yönetmek zorunda kalır.

Kurum kültürü de burada belirleyicidir. Yabancı dil bilen personel, dış pazar tecrübesi, veri analizi kabiliyeti, dijital ticaret altyapısı Bunlar kültürün parçalarıdır.

Dış ticaret vizyonu olan ülkeler krizleri fırsata çevirebilir. Küresel tedarik zincirleri yeniden şekillenirken pozisyon alabilir. Yeni pazarlara erken girer, riskleri dağıtır, ürün gamını çeşitlendirir. Vizyonu olmayanlar ise gelişmeleri uzaktan izler ve gecikmeli tepki verir.

En kritik konu ise zihniyet dönüşümüdür. Dış ticaret bir sonuçtur; üretim modelinin aynasıdır. Eğer üretim yapınız ithalata bağımlıysa, ihracat artışı bile kırılgan olur. Eğer teknoloji üretmiyorsanız, dış ticarette kalıcı güç olamazsınız. Bu nedenle dış ticaret politikası, sanayi politikasıyla; sanayi politikası ise eğitim sistemiyle birlikte düşünülmelidir.

Kültür, nesillerle oluşur. Çocuk yaşta yabancı dil eğitimi, üniversitede uluslararası ticaret bilinci, firmalarda kurumsal hafıza… Bunlar bir ekosistem yaratır. O ekosistem oluştuğunda dış ticaret tesadüf olmaktan çıkar, refleks haline gelir.

Dış ticaret ne sadece istatistiktir ne de sadece döviz girişidir. O bir bakış açısıdır. Dünyayı rakip değil, pazar olarak görebilme cesaretidir. Küresel oyunda yer alma iradesidir. Vizyonla desteklenmeyen dış ticaret savrulur; kültürle beslenmeyen dış ticaret sürdürülemez.

Gerçek başarı, ihracatın artması değil; doğru ürünü, doğru pazara, doğru stratejiyle ve kalıcı değer yaratarak satabilmektir. Çünkü dış ticaret rakamdan önce zihniyet meselesidir.

Suat Elibüyük

Medyabir Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni

Tüm Makaleleri Görüntüle