Somaliland Hülyası,Somali Gerçeğini Göremez | Ajans Arşivi
Şahane Agahoğlu
Editoryal
11 Ocak 2026

Somaliland Hülyası,Somali Gerçeğini Göremez

Yazar Şahane Agahoğlu
Tüm Arşivi Gör

Gündem bu kadar yoğunken, bir anda Somali ve Somaliland başlıklarının önümüze gelmesi birçok kişi için şaşırtıcı oldu. Oysa bu tür başlıklar hiçbir zaman aniden ortaya çıkmaz; sadece zamanı geldiğinde görünür hale gelir. Küresel sistemde bazı dosyalar vardır ki yıllarca sessizce bekler ve doğru an geldiğinde masanın tam ortasına bırakılır. Somali dosyası da tam olarak böyledir.

Bugünün telaşından biraz uzaklaşıp tarihin uzun hafızasına bakmak gerekir. Afrika Boynuzu, sıradan bir coğrafya gibi bakmamak gerekiyor. Osmanlı’nın Hint Okyanusu’na uzanan stratejik hattının en kritik halkalarından biri burasıydı. Habeş Eyaleti üzerinden Kızıldeniz’in güvenliği sağlanıyor, hac yolları korunuyor, İslam coğrafyasının doğu-batı bağlantısı ayakta tutuluyordu. O gün deniz yollarını kontrol eden irade, bugün de bölgesel ve küresel dengeleri tayin etmektedir.

Somali, Kızıldeniz–Aden Körfezi–Hint Okyanusu üçgeninin merkezinde yer alır. Güçlü bir Somali, kendi istikrarı ile beraber, çevresindeki dengeyi de sağlar. Zayıf ve parçalı bir Somali ise dış müdahaleler için fırsatlar yaratır. Bu nedenle Somali’deki merkezileşme veya parçalanma eğilimleri, bölgesel stratejiler açısından belirleyici unsurlardır.

Somaliland başlığının yeniden gündeme taşınması, uzun vadeli stratejik bir hamle olarak değerlendirilmelidir. Tanıma adımları, fiilen var olan bir durumun hukukî zemine taşınmasından öte, Somali merkezini hedef alan planlı bir stratejiyi temsil etmektedir. Bir ülkeyi zayıflatmak için her zaman askeri müdahale şart değildir; bazen diplomatik adımlar ve doğru zamanlama yeterlidir.

İsrail’in Somaliland’ı tanıması, yüzeyde bir diplomatik jest gibi görünse de saha ve uzun vadeli dengeler açısından kritik bir testtir. Bu adım, Somali merkezinin otoritesini zayıflatmayı ve bölgeyi dış müdahalelere açık hâle getirmeyi hedefler. Parçalanan haritalarda ziyade, sahadaki irade önemlidir. Bugün “tanıma” olarak sunulan şey, yarın bölgedeki kalıcı parçalanmaların zeminine dönüşebilir. Ancak mesele sadece bir “tanıma” meselesi değildir; sahadaki gerçeklik, haritadaki çizgilerden çok daha belirleyicidir.

Birincisi, Somali bugün 1990’ların Somali’si değil. Güvenlik mimarisi, ordu kapasitesi ve devlet refleksi artık çok daha güçlü. Türkiye başta olmak üzere sahada aktif ve dengeli aktörlerin varlığı, Somali’yi tek başına bırakmıyor. Bir devlet, ancak içeriden çökerse zayıflar; dışarıdan yapılan tanımalar, iç dayanıklılık varsa sınırlı etki üretir.

İkincisi, Somaliland’ın tanınması otomatik olarak devletleşme anlamına gelmez. Uluslararası sistemde “bir ülke tanıdı” diye devlet olunmuyor. BM, Afrika Birliği ve bölgesel örgütlerin tutumu belirleyicidir. Afrika Birliği’nin en hassas olduğu konu ise sınırların keyfî biçimde değiştirilmesidir. Bu nedenle İsrail’in olası tanıması, küresel bir dalga yaratmaktan çok, sınırlı ve tartışmalı bir siyasi mesaj olur.

Üçüncüsü, bu hamlenin asıl hedefi Somali’den ziyade Kızıldeniz–Aden Körfezi hattıdır. Yani mesele; deniz yolları, güvenlik koridorları ve bölgesel nüfuz mücadelesidir. Somaliland, bu büyük jeopolitik oyunda bir araç olarak görülüyor. Ancak araç olmak, kazanan olmak demek değildir.

Asıl kritik nokta şudur: Somali’yi zayıflatan şey devlet kapasitesinin zayıflığıdır. Türkiye’nin yıllardır yaptığı tam da bunu tersine çevirmektir: ordu kurmak, polis eğitmek, altyapı inşa etmek, diplomatik alan açmak. Devlet ayakta duruyorsa, ayrılıkçı senaryolar dış destekle bile sınırlı kalır.

Türkiye’nin Somali’deki varlığı ise bu denklemin kilit unsurudur. Ankara, bölgeye uzun vadeli kapasite inşası için müdahil oldu. Bugüne kadar Türkiye’nin Somali’de yaptığı çalışmalar şunlardır:

Somali Ulusal Ordusu ve polis güçleri modern yöntemlerle güçlendirilirken, sınır yönetimi ve bölgesel istikrarın korunması da Türkiye’nin öncelikleri arasında. Burada amaç, uzun soluklu güvenlik ve barış inşa etmek.

Hastaneler, okullar, üniversiteler… Su projeleri ve sağlık altyapısı… Türkiye, sadece Somali’ye yardım götürmüyor; Somali’nin kendi kapasitesini artıracak yatırımlar yapıyor. Bu projeler, Somali toplumunu ve yerel yönetimleri güçlendirerek ülkenin kendi kaynaklarıyla ayakta kalmasına olanak tanıyor.

Belkide en önemlisi ,Türkiye, Somali’nin BM ve Afrika Birliği nezdinde hak ettiği desteği almasını sağlıyor, bölgesel işbirliğini güçlendiriyor ve dış aktörlerin müdahalelerine karşı dengeyi koruyor. Sahada somut etkisi olan diplomasi, yalnızca masada değil, sahada da karşılığını buluyor. Mogadişu’daki Türkiye-Somali Askerî Eğitim Üssü, Somali askerinin kendi ülkesinde eğitim almasını sağlıyor. Burada komuta Somalililerde, Türkiye ise danışmanlık ve eğitimle destek veriyor. Bu üs, Somali’nin merkezi otoritesini güçlendiren stratejik bir merkez olarak dikkat çekiyor.

Bu yaklaşım, Osmanlı’nın Hint Okyanusu siyasetinin modern bir izdüşümü olarak değerlendirilebilir. Osmanlı, bu hattı doğrudan sömürmek yerine güvenliğini sağlamayı, yerel yapıları güçlendirmeyi ve ticaretin sürekliliğini korumayı esas almıştı. Türkiye’nin güncel farkı, bunu zorlayıcı bir güç diliyle değil; rızaya, ortaklığa ve işbirliğine dayalı bir zeminde yapmasıdır.

Devlet aklı açısından mesele nettir: Güçlü merkezler istikrar üretir, zayıf merkezler kriz doğurur. Türkiye, bütünlüğün tarafındadır. Stratejik sabır, doğru yerde durmak ve gereksiz reaksiyonlardan kaçınmak, oyunları bozmanın en etkin yoludur.

Ümmet perspektifi, stratejik tabloya ahlaki bir derinlik katar. Somali sahipsiz bırakıldığında bedeli ağır ödenmiş bir kardeş coğrafyadır. Somali’yi ayakta tutan, tanımalardan çok, zor zamanlarda yanında duran aktörlerin inşa ettiği meşruiyettir.

İsrail’in Somaliland’ı tanıması Somali’de ayakta duran iradeye karşı açılmış sessiz bir stratejik cephedir. Türkiye’nin sahadaki varlığı ve bugüne kadar yaptığı bütün çalışmalar, bu denklemin anahtarıdır. Tarih, sabırla inşa edenleri, vefayla duranları ve sürekliliği sağlayanları yazar. Gürültü geçer; kalıcı olan ise iradedir.

Şahane Agahoğlu

Gazeteci - Medyabir Haber Ajansı Azerbaycan Temsilcisi

Tüm Makaleleri Görüntüle