Şahane Agahoğlu
Editoryal
23 Ocak 2026

Rapunzel’in Saçı Değil, Adalet Örgüsü Bu Topraklarda

Yazar Şahane Agahoğlu
Tüm Arşivi Gör

Bir kere de olumlu yönde şaşırtın.

Eğer mesele barışsa; saç örerek, sembolik gösterilerle, kameraya oynayan sahte pozlarla olmaz. Türk–Kürt barışını temsil etmek, folklorik bir vitrin işi değildir. Ağaç sevdası adı altında ağacı değil ideolojisini koruyan, “doğa” diyerek vandallığı meşrulaştıran; 15 Temmuz gecesi bu milletin evlatlarına kurşun sıkanları alkışlayan zihniyetin uzantıları bize barış dersi veremez.

Size bir haberimiz var: Bu oyunları çoktan aştık.

Eğer barış istiyorsanız, nasıl kurulduğunu size gösterelim .Saç örmekle barış olmaz; ama Rapunzel gibi kalenizden örgünüzü bırakın ve görün ki, bu topraklarda barış artık adalet ve kararlılık ile örülüyor Çünkü bu topraklarda barışı lafla değil, devlet aklıyla; adalet ve vicdanı en üste koyarak inşa eden bir irade vardır.

Terör, yalnızca bir güvenlik başlığı olmadı; bir milletin yüreğine düşen ateş oldu. Türk’ün de Kürt’ün de evine aynı acı düştü. Aynı sofrada ekmek paylaşan, aynı camide omuz omuza saf tutan insanların arasına korku sokulmak istendi. Çocukların uykusu bölündü, anaların yüreği dağlandı, babaların sessizliği çoğaldı.

PKK denilen kanlı yapı, en çok da bu ortak kaderi hedef aldı.

Yıllar boyunca kendisini bir kimliğin temsilcisi gibi sunmaya çalışan bu örgüt, gerçekte Kürt’ün de Türk’ün de düşmanı oldu. Dağ köylerinde Kürt anaların ağıdı yükselirken, şehirlerde Türk babaların gözyaşı aktı. Çünkü terörün dili kimlik tanımaz; yalnızca kan ister, yalnızca korku üretir.

Üstelik PKK, kurulduğu günden itibaren Marksist-Leninist bir ideolojik çizgi izlemiş; İslam’ı, kardeşliği ve ümmet bilincini bilinçli şekilde hedef almıştır. Türk halkının bağrına kor düşürürken, “temsil ettiğini” iddia ettiği Kürt halkına da en ağır zararı vermiştir.

Türkiye Cumhuriyeti bu karanlığa teslim olmadı. Devlet, acının karşısında sessizliğe sığınmadı; sabırla, akılla ve kararlılıkla ayağa kalktı. Atılan her adım, yapılan her operasyon; intikam için değil, bir daha hiçbir eve ateş düşmesin diye planlandı. Çünkü bu ülkede güvenliği sağlamak, aynı zamanda vicdanı korumak anlamına geliyordu.

Görünen cephenin ardında sessiz ama derin bir mücadele yürütüldü. Millî İstihbarat Teşkilatı, nice kanlı planı daha hayata geçmeden bozdu. Nice saldırı, masada kurulduğu yerde dağıldı. Bu görünmeyen nöbet sayesinde bugün anneler biraz daha rahat uyuyor, çocuklar okula daha güvenle gidiyor. Devlet, yalnızca meydanda değil; gecenin en sessiz saatlerinde de vatandaşının yanındaydı.

Suriye sahasında farklı isimlerle varlık gösteren PYD/YPG ise gerçekte PKK’nın uzantısından ibarettir. Kadroları, ideolojisi ve hedefleri aynıdır. “DEAŞ’la mücadele” kılıfı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu yapılar; muhalif Kürtleri susturmuş, Arapları sürmüş, Türkmenleri yok saymıştır. Mücadele adı altında kurulan bu baskı düzeni, bölge halkını nefessiz bırakmıştır.

Türkiye’nin kararlı müdahalesi bu maskeyi düşürmüştür. Bugün Suriye’de birçok aile, evine Türkiye’nin sağladığı güven ortamı sayesinde dönebilmektedir. Algılar dağılmış, yalanlar çökmüştür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın terörle mücadelede ortaya koyduğu duruş; yaşanan acıları güce dönüştüren bir liderlik anlayışıdır. Güvenlik politikaları, sosyal adımlar ve kalkınma hamleleriyle birlikte yürütülmüş; Kürt vatandaşların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi, bölgesel yatırımlar ve sosyal entegrasyon adımlarıyla terörün beslendiği zemin kurutulmuştur.

Terör örgütlerinin en çok korktuğu hakikat ise değişmemiştir:

Türk, Kürt ve Arap; aynı inancın, aynı tarihin ve aynı coğrafyanın kardeşleridir.

Aynı duaya “amin” dedikçe, aynı bayrağın gölgesinde yan yana durdukça; nefret dili çöker, terör daralır. Ümmet bilinci güçlendikçe, ayrıştırma siyaseti iflas eder.

Bugün Türkiye, geçmişin acılarını unutmadan ama onlara teslim olmadan yoluna devam etmektedir. Terörsüz Türkiye hedefi, yalnızca bugünün değil; gelecek nesillerin huzur ve güvenliğinin teminatıdır.

Türkiye Cumhuriyeti;

teröre karşı kararlı,

ordusuna ve istihbaratına güvenen,

liderlik vizyonu net

bir devlet olarak yürüyüşünü sürdürmektedir.

Bu yürüyüşte kazanan; silah değil adalet, nefret değil kardeşlik olacaktır.

Şahane Agahoğlu

Gazeteci - Medyabir Haber Ajansı Azerbaycan Temsilcisi

Tüm Makaleleri Görüntüle