Şahane Agahoğlu
Editoryal
12 Nisan 2026

Mahşerde Bir Siyonist

Yazar Şahane Agahoğlu
Tüm Arşivi Gör

Melek : 

Söyle ey insan, kinle büyüyen hükümdar,

Kaç vicdan yıktın, kaç kalp ettin tarumar?

Ateş mi sandın zulmü, güç mü sandın kanı?

Her damlada yazılır insanlığın feryadı…

Siyonist:

Güç benim elimde, korku benim dilim,

Susar bütün dünya, hükmüm benim, benim!

Hak değil, kuvvettir çağın tek gerçeği,

Ezen yaşar burada, budur oyunun seçimi!

Şeytan:

İşte aradığım ruh, işte karanlık iz,

Ben fısıldar geçerim, sen yaparsın biz!

Ben tohumu ekerim, sen büyütürsün ateş,

Ben geceyi kurarım, sen karartırsın güneş!

Siyonist:

Emrettim, vurdular; o an aldığım hazdı,

Benim gücüm tarihe, kanlı bir mühür kazdı. 

Hind Receb bir isimdi, eğlencem oldu sesi,

Benim hükmüm keser ancak, alınan her nefesi.

Peki suç kimindir, ben mi yoksa susan?

Ben mi bu karanlık, yoksa görmezden gelen insan?

Şeytan:

Suç ortaktır ey insan, sen ateş, onlar yel,

Sen yaktıkça büyür bu karanlık, bu çöl.

Sessizlik en büyük suç, en derin yara,

Bir suskunluk yeter dünyayı yakmaya!

Ama bil ki her gecenin doğar bir sabahı,

Adalet yıkar bir gün en büyük günahı!

Siyonist:

Bu güç, bu korku… sürmez mi sonsuza?

Şeytan:

Ben bile kalıcı değilim, sen mi kalacaksın uzağa?

Tahtın da yıkılır, adın da silinir,

Zulümle yükselen, zulümle devrilir!

Ben bile şaştım size, ey zulmü kutsayanlar,

Nasıl yaptınız bunu, nasıl sustu insanlar?

Süt ve bal kokar dediniz o mukaddes diyarı,

Şimdi kan kokar oldu, sardı zulmün kararı!

Ben günahı fısıldarım, siz yazarsınız kader,

Siz olmasanız ben bile kalırdım bir haber!

Sanma ki sürer bu düzen, bu kirli saltanat,

Bir gün yıkılır hepsi, kalır yalnız hakikat! 

Melek:

Gelecek o gün elbet, melekler saf tutunca, 

Türk-İslam ordusunun sancağı yola çıkınca.

Bir yanda Hazret-i Ömer, bir yanda Haydar-ı Kerrar, 

Aslan parçalarıyla mühürlenir bu karar.

Cebrail kanat germiş, gölge eyler üstüne,

 Zalimin korkusu sığmaz artık büstüne

Senin o boş tehdidin, o kof kibirli sesin

Kesilir o gün elbet, tükenir her nefesin.

Nemrud gibi, Firavun gibi yanışın bitmeyecek, 

Ebu Cehil'in izi o gün kar etmeyecek.

Mazlumun ahı ile sarsılırken o yerler,

Hakk’ın gür sesiyle titrer yedi gökler.

Karanlık hüsran olur, nur iner her bir cana,

Hesap günü yakındır, vay halin o zamana!

Gördün mü ey zalim, şeytan bile çekildi kenara,

Kendi ateşinle düştün, açtığın o yaraya...

 Çocukların ahıydı sarstığı o fani tahtı,

 Şimdi karardı işte, o sığındığın zulmün bahtı.

Ne Epstein’ın adası kurtarır seni bu kirden

 Ne de susturduğun diller kaçırır seni mahşerden

Yıkıldı Nemrud’un kulesi,bitti Firavun’un çağı,

Adaletle temizlendi kutsal toprakların bağı.

Gazzeli yavruların gülüşü bırer müjde, 

Zalimler ise diz çökecek, hakikat önünde secde!

Bugün tehdit edenler, küçümseyenler, hakikati eğip bükmeye çalışanlar şunu bilmelidir:

Mesele bir millet meselesi değil; bir vicdan meselesidir.

Ve vicdanı kaybeden, gücü ne olursa olsun kaybetmeye mahkûmdur.

Zulüm büyür ama hakikat asla eğilmez!

 

Şahane Agahoğlu

Gazeteci - Medyabir Haber Ajansı Azerbaycan Temsilcisi

Tüm Makaleleri Görüntüle