Özlem Tunç
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bugün Gördüm Ki… Doğum Sırası Üzerine Abartılı Ezberler Hâlâ Peşimizde

Bugün Gördüm Ki… Doğum Sırası Üzerine Abartılı Ezberler Hâlâ Peşimizde

featured

Bugün gördüm ki, yine bir “doğum sırası şunu belirler, bunu garantiler” söylemi sosyal medyada ortalığı dolaşıyor. Sanki insanlar üç kategoriye ayrılıyor.

En büyük sorumluluk yüklenir, ortanca kaybolur, en küçük milyoner olur.

Hayatın o kadar basit olmadığını hepimiz biliyoruz. Ama yine de bu iddialar bir şekilde tutuyor; çünkü kulağa hoş geliyor:

“Zaten en küçüğüm, demek ki kaderim başarı.”

İşte tam bu noktada durup meselenin bilimsel tarafına bakmak gerekiyor.

Doğum sırası psikolojide çok eski bir tartışma alanı. Yüz yıl önce Adler ilk olarak “doğum sırasının kişiliği etkileyebileceğini” söyledi; fakat bugün modern çalışmalar bu iddiayı oldukça kısıtlı buluyor.

2015 yılında geniş örneklemli bir araştırmada doğum sırasının kişilik üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak çok küçük olduğu ortaya kondu.

Bir başka makale ise (Personality and Individual Differences) küçük kardeşlerin daha fazla risk almaya eğilimli olabileceğini söylüyor ama bunu “milyonerlik garantisi” biçiminde yorumlamak bilimsel değil, popüler bir abartı.

Kısacası, Doğum sırası bazı eğilimlere işaret eder, kader yazmaz.

Peki insanlar neden bu söylemlere sarılıyor? Çünkü insan zihni basit açıklamaları sever. “Başarısız oldum çünkü ortancayım” veya “Yükseleceğim çünkü küçüğüm” demek, kontrol edemediğimiz hayatı kontrol altında hissettirir. Oysa gerçek dünya böyle işlemiyor.

Gerçek şu: Sizi belirleyen doğduğunuz sıra değil, başa çıkma kapasiteniz, risk yönetiminiz, travmalarınızı nasıl dönüştürdüğünüz, ilişkileriniz, fırsatlara erişiminiz ve çalıştığınız sistemlerdir.

Kimin nereye varacağı, doğduğu sıradan çok; aldığı kararlar, çevresel koşullar, dayanıklılık kapasitesi ve fırsatları değerlendirme şekliyle şekillenir.

Ailede en küçük olup hayatta kaybolan var; en büyük olup koca şirketler kuran da var; ortanca olup üç kişilik koşulları yırtıp yükselen de var.

Doğum sırası, aile sisteminin içindeki yerimizi anlatır; ama geleceğimizi değil.

Ailenizdeki konum bir başlangıç noktasıdır.

Sıçramayı ise siz yaparsınız.

Bu yüzden sosyal medyada karşımıza çıkan “en küçük en çok yükselir, en büyük daha temkinlidir” gibi genellemeleri okurken tek bir soruyu sormak gerekiyor:

Bu bilgi beni geliştirmemi mi sağlıyor, yoksa kaderimi bana hazır mı veriyor?

Hazır verilen kader, insanı güçlendirmez.

Ama kendi yolunun mimarı olmak güçlendirir.

O yüzden doğum sırası tartışmalarını bir kenara bırakıp şu soruya dönmek daha gerçekçi:

“Ben bulunduğum yerden nasıl çıkabilirim?

Bana hangi davranış kalıpları engel, hangileri destek?”

Çünkü başarı, doğduğun sırada değil; kendini dönüştürdüğün yerde başlıyor.

peki sizler bu konu da ne düşünüyorsunuz ?

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 29 Kasım 2025, 16:31

    Slmmmm ,bence doğum sırası ve bulunduğum yerden nasıl cikarim bana göre şöyle,doğum sırası ve sorumluluk almak bence önce doğduğun coğrafya ailen ve karakter meselesi ben evin en büyüğü idim benden ikişer yaş küçük iki erkek kardeşim vardı ve benim annem bizim cocuklugumuz ve gençliğimiz boyunca hastaydı, ve ben 15 li yaşlarda annemin rolüne bürünmüştum, ama erkek kardeşlerimde aynı annenin cocuklariydi onlar çocuk olmaya devam ettiler ,evet babam vardı saglikliydi ama babamın ve benim yükümü hafifletme diler ,ben çocukluğumdan vazgeçtim ama onlar dolu dizgin çocuk ve genç oldular .İşte ben burada kişilik aile ve karakter meselesi derim,
    Bulunduğum yerden nasıl cikarim a gelirsem , nasıl buyuduysen öyle çıkarsın,hani uzmanlar çocukluğuna iniyorlar ya , aynen öyle.Nasil buyuduysen öyle çıkar yada çıkamazsın yada kendini cikarttirirsin.Ben 15 yaşında ev çekip çevirmeye sorun çözmeye başlayınca, benim önüme hep düğüm değil kör düğümler geldi. Ve herkes seyretti ben çözmeye çalışırken,
    Çünkü ben yaptım hep yaparım hallerin kimseye ihtiyacım yok imajı vermişim haberim yok ,yani nasıl başlarsa öyle gidiyor…

    • 29 Kasım 2025, 19:20

      yorumunuz için teşekkür ederim.

      yazı da belirtmeye çalıştığım nokta da bu idi.
      aile de kaçıncı sırada oluşunuz değil, hayata bakışınız sizin aynı ailede yetiştiren ailenin tecrübeleri ve büyürken çevresel gördüğünüz rol modeller. herkes parmak izi kadar özel karakterlere sahiptir
      siz dinamiği mücadele ile yürütmüşsünüz.
      sevgiyle

Giriş Yap

Medyabir Haber Ajansı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!