Özlem Tunç
Editoryal
30 Mart 2026

İki Acıdan Kalan Tek Söz Kontrollerinizi Yaptırın

Yazar Özlem Tunç
Tüm Arşivi Gör

Hayat bazen insana aynı dersi kısa aralıklarla, acımasız bir netlikle verir.

8 Mart 2026.

28 Mart 2026.

Sadece yirmi gün içinde iki ayrı kayıp haberi düştü yüreğime.

İki can… İki farklı şehir… İki farklı aile… İki farklı yaş… Biri dost, biri kardeş.

Bildiğim tek fark Biri 1976 doğumlu, diğeri 1986.

Ama asıl ortak noktaları yaşları değil, gidişlerinin erkenliği. İkisi de çok erken gitti.

İlk acının ardından içimde çok güçlü bir dürtü oluşmuştu. Tanıdığım bütün erkeklere, daha merhaba der demez, “Ne olur bir kardiyoloji randevusu alın” demek istedim. İçimden geçen buydu. Hatta birkaç yakınıma da söyledim. Ama herkese diyemedim. İnsan bazen doğru cümleyi bilir de kuramaz. Çünkü bazı acılar sadece can yakmaz; dili de kilitler.

Sonra ikinci haber geldi. Yine ani. Yine sarsıcı. Yine kalp krizi.

İşte insanın sustuğu yer tam da orada bitiyor. Çünkü ikinci kez aynı yerden vurulunca, artık bu mesele kişisel bir üzüntü olmaktan çıkıyor. Bir uyarıya dönüşüyor.

Hatta daha açık söyleyeyim, bir yalvarışa.

Şimdi herkesi durdurup şunu söylemek istiyorum

Ne olur kardiyoloji kontrollerinizi yaptırın.

Ertelemeyin!

İhmal etmeyin!

“Daha yaşım genç”, “Bir şeyim yok”, “Sonra giderim” demeyin.

Çünkü hayat, çoğu zaman en büyük darbeyi tam da insanın “Bana bir şey olmaz” dediği yerden indiriyor.

Vücut aylarca, bazen yıllarca küçük küçük sinyaller verir. Ama biz yoğunduk deriz, stresten deriz, yorgunluktandır deriz, geçer deriz.

Geçmediğinde ise geriye büyük bir sessizlik kalır.

Benim inanç dünyamda son nefesin vakti ve zamanı bellidir. Buna inanırım. Hayatın da ölümün de bir ölçüsü olduğuna inanırım. Fakat bu inanç, tedbiri gereksiz kılmaz.

Tam tersine, insanın elinden geleni yapmasını gerektirir. Kader başka şeydir, ihmal başka. Bu ikisini birbirine karıştırdığımızda hem aklı kendimize kapatırız hem sorumluluğu.

Bir kontrol, bazen sadece bir kontrol değildir.

Bir muayene, bazen sıradan bir hastane ziyareti değildir.

Bazen bir randevu, bir evin düzenini korur.

Bir çocuğun babasını, bir kardeşin kardeşini, bir dostun dostunu hayatta tutar.

İnsan böyle acılardan sonra geçmişi tekrar tekrar düşünüyor. Keşke daha çok ısrar etseydim diyor. Keşke herkese söyleseydim diyor. Keşke çekinmeseydim, ayıp olur diye susmasaydım, haddime mi diye geri durmasaydım diyor. Çünkü bazı konular nezaket sınırını aşar, doğrudan hayat meselesine dönüşür. Sağlık da onlardan biridir.

O yüzden bugün bu satırları bir köşe yazısı olsun diye değil, bir ses yerine ulaşsın diye yazıyorum. Bir kişi durup randevu alırsa, bir kişi babasını arayıp “Kontrole git” derse, bir kişi eşini, abisini, arkadaşını uyarırsa, bu yazı amacına ulaşmış olacak.

Lütfen çevrenizdeki erkekleri uyarın.

Babanızı uyarın.

Ağabeyinizi uyarın.

Eşinizi uyarın.

Dostunuzu uyarın.

“Bir görün, bir kontrol olun” deyin.

Çünkü bazen bir cümle hayat kurtarır.

Bazen bir ısrar bir ömrü uzatır.

Bazen de insan, söylemediği bir sözün yükünü çok ağır taşır.

Ben artık o yük çoğalmasın istiyorum.

Bu yüzden bugün, içimden geldiği gibi, doğrudan söylüyorum

Ne olur, kardiyoloji kontrollerinizi yaptırın.

Dost ve Kardeşe sevgiyle…

Özlem Tunç

Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.

Tüm Makaleleri Görüntüle