Köşe Yazısı 24 Mayıs 2026 03:00

BIRAKIN ! ROTA YENİDEN BELİRLENSİN

Özlem Tunç
Yazar Özlem Tunç

Hayatın en zor anları bazen yıkıldığımız değil, yön değiştirmek zorunda kaldığımız anlardır. Çünkü insan alıştığı yolu bırakırken sadece bir düzeni değil, o güne kadar özenle inşa ettiği bir kimliği de geride bırakır.

Uzun yıllar boyunca bizlere hep aynı şey öğretildi. Başladığın yerde kal, devam et, sabret, dayan ve asla vazgeçme.

Toplumsal öğretiler, istikrarı adeta kutsal bir zırh gibi önümüze koydu. Oysa psikoloji literatürünün ve hayatın çıplak gerçeğinin bize fısıldadığı başka bir şey var. Bazı yollar insanı büyütmez, sadece tüketir. Ve bazen ısrarla devam etmek bir cesaret göstergesi değil, konfor alanının getirdiği yıkıcı bir alışkanlıktır.

İnsan hayatın getirdiği o derin muhasebe noktasına ulaştığında şunu fark ediyor. Kaybolmak ile yanlış yerde kalmak aynı şey değildir. Kaybolan insan yolunu arar, yanlış yerde kalan insan ise zamanla kendini kaybeder. Bazı insanlar yön duygusunu yitirmez, sadece kendi içsel sesi yerine dışarıdaki kalabalıkların sesini dinlemekten yorulur.

Bu yüzden rotayı değiştirmek, bir yenilgi ya da başarısızlık hikayesi değildir. Tam aksine, insanın kendi psikolojik sınırlarını tanıması ve öz saygısını koruması adına attığı en büyük farkındalık adımıdır. Psikolojik esneklik tam olarak burada devreye girer. Hayat, katı bir ağaç gibi fırtınada kırılmayı değil, bir nehir gibi bükülerek akmayı ve gerektiğinde dönüşebilmeyi talep eder.

Yeni bir rota çizmek, geçmişte yaşanan her şeyi bir kalemde silip atmak demek değildir. O güne kadar biriken tüm deneyimleri heybene alıp, kendini yeniden duymaya başlamaktır. Belki yaşadığın şehir değişmez, belki etrafındaki insanlar da aynı kalır ama insanın içindeki algı filtresi, yani o psikolojik yön değişir. Ve bazen asıl hikaye tam olarak o içsel kırılma noktasında başlar.

Bugün modern toplumda birçok insan sessizce bu içsel göçü yaşıyor. Bir işi fiziken bırakmadan önce zihninde ve kalbinde bırakıyor. Bir ilişki resmi olarak bitmeden ruhen o evden çıkıyor. Bir ortamda bedenen bulunurken, ait hissetmediği o mekandan çoktan uzaklaşıyor.

Çünkü insanın ruhsal enerjisi ve psikolojisi, bedenden çok daha önce yön değiştirir.

Beden sadece ruhun aldığı kararları gecikmeli olarak takip eden bir yolcudur.

Belki de hayat, yaşadığımız krizler ve tıkanıklıklar aracılığıyla bize en yalın haliyle şunu söylüyordur.

Buraya kadar olanı öğrendin, heybeni doldurdun ve artık evrildin.

Şimdi başka bir farkındalık düzeyinden, yeni bir yoldan devam et.

Zihinsel prangaları kırma ve özgürleşme vakti geldiğinde, o içsel ses fısıldar.

Rota yeniden belirleniyor.

Aşk’la

Özlem Tunç

Özlem Tunç

Medyabir Ajans yazar kadrosunda gündeme dair değerlendirmeleri ve özgün bakış açısıyla okurlarıyla buluşuyor.

Yazarın tüm yazıları