6.5 milyon insan ne eğitimde ne de istihdamda imiş…
Türkiye, 15-29 yaş grubu ev genci nüfusunun en yüksek olduğu ülke imiş…
Avrupa İstatistik Ofisi (EuroStat) verilerine göre, Türkiye yüzde 73,1 ile Avrupa’da üniversite mezunu istihdamının en düşük olduğu ülke imiş.
Yükseköğretim Kurulu verilerine göre, açık öğretim ve yurt dışı kontenjanlar dâhil bir programa yerleşen aday sayısının 778.311 olduğu belirtilmiş.
Öte yandan bir programa yerleştiği halde kayıt yaptırmayan net aday sayısının 112.255 olduğu YÖK verilerince ortaya konmuş. Üniversite mezununda istihdam oranlarına bakıldığında ilk en iyi üç ülke: İzlanda yüzde 93,9.
Bulgaristan yüzde 91,5. Polonya yüzde 91,2 olarak sıralanmış.
Hedeflerimizle gerçekleşenler arasında fark var…
Her ile üniversite açmak ama planlanmayan bir eylem ile sonuçların tutarsızlığı işte böyle sonuçlara neden olmakta.
Yer yer okuyorum… Özellikle tekstil sektöründe “kan kaybı” yaşanmakta. Birçok firma yatırımlarını Romanya’ya ve Mısır’a kaydırmaktaymış…
Özellikle, medyamızda bilinirliği had safhada olan şirketlerde de “el değiştirmeler” yaşanmakta.
Emek piyasaları ve istihdam açısından bakıldığında, yüksek tahsilli insan kaynağımızın iş bulma veya bir işe yerleştirilme sorunsalı gelecek dönemlerde büyük problemlere gebe.
Bir kere… Her yıl yüzlerce genç üniversitelerden mezun oluyor. Yine, firmaların ya da fabrikaların sürekli üzerine basa basa vurguladıkları husus… Ara eleman eksikliği. Yetkinliği üst düzeyde olabilecek ara eleman eksikliğinden ötürü, birçok firma kadrolarında boşluk yaşamakta.
Otomasyonun ve ileri ve yüksek teknolojilerin insangücünü tehdit ettiği gerçekliğinde, değişen ve dönüşen emek piyasalarının talep ettiği personeli nasıl istihdam edeceği üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele…