Uluslararası hukukun tanınmadığı, hiçbir ulusötesi kurum veya kuruluşların sözleşmelerinin ve beyanatlarının dikkate alınmadığı bir dönemdeyiz…
Amerika Birleşik Devletleri ve…
İsrail… Kendi haydut hukukunu uygulamakta.
Birleşmiş Milletler’in ve NATO’nun tartışıldığı bir dönemeçteyiz…
Ama öte yandan…
AVRUPA BİRLİĞİ… AVRUPA KITASI…
Tartışılmakta. Birlik Avrupası kendi içinde zaten bir savrulma yaşıyor. Almanya ve Fransa’nın Avrupa stratejisi doğrultusunda ağırlığını koyarak bir siyasa izleyememesi… Tamamen, ABD’nin tepkisini çekmemeye yönelik açıklamalar ve siyasetler…
Dünya beşten büyüktür… Ama dünyada varlık gösteren devletlerin bu bağlamda ne kadar onurlu ve dik duruş sergileyen bir politika izlediklerine bağlı bu husus… Bu bağlamda, Rusya-Çin ekseninin izlediği siyaset, yaşanan gelişmeler indinde takındıkları tutumlar… Öte yandan… Özellikle Avrupa Birliği’nin ABD’ye angaje olan siyaseti ve dünya bağlamındaki gelişmelere verdiği tepkiler tartışmalara neden olmakta.
Etkin diplomasinin ve açık kapı politikalarının yerini bombaların aldığı bir dünya düzeninde, nasıl huzurlu ve gönençli bir yaşam öngörülebilir ve devam ettirilebilinir?
Bu bağlamda… İspanya Başbakanının, İran’a gerçekleştirilen saldırılarda, topraklarını ABD savaş unsurlarına kullandırmaması, gerçekten de “kıymetli” bir davranış. Bu raddede Avrupa Birliğinin tartışıldığı, özellikle Avrupa içinden düşünürlerin, aydıkların olup biten gelişmeleri kritize ettikleri bir hakikat düzleminde, onurlu ve vakur bir tutumun, özellikle masum insanların öldürülürken sergilenmesi, gerçekten de takdire şayan…
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bu hukuk tanımaz, kural tanımaz tavrının, medeniyet beşiği olan bir yerden, kurum ve kuralların başat faktör olduğu bir yerden, Avrupa Kıtası içinden bir “itirazın” gelmesi çok önemli.
Nefes gazetesi yazarı Sayın Deniz Zeyrek’in dediği gibi dünya birilerinin çiftliği değil.