Gerçekten de Türkiye’de büyük resme baktığımızda…
Kabile toplumu görüntüsü vermekteyiz.
Millet iradesi ile seçilen belediye başkanları olsun…
Milletvekilleri olsun…
Her ne oluyorsa… Seçimden sonraki zaman dilimlerinde kâh kişisel çıkarlar adına kâh sindirme, tehdit veya akçeli işleri bulaştıklarından ötürü, parti değiştirerek “seçmenine ihanet” etmekteler.
Gerçekten de ülkemizde her alanda bir değer yozlaşması olduğu söylenebilir.
Seçmenlerin bu şekilde “hayalkırıklığına” uğratılmaları, seçim esnasında her tülü vaat ve söylemle kitleleri kendilerine inandıran siyasetçilerin, bu minvalde “siyasî ahlâktan” yoksun bir şekilde hareket etmeleri…
Defalarca söylediğimiz ve yazdığımız şekilde siyasetin, Türkiye’de cepleri doldurmak, çıkar sağlamak adına yapıldığı intibaını kuvvetlendirmekte.
En son yine…
Türkiye Büyük Millet Meclisi… Boks ringine dönüştü. Gerçekten de gazi meclise bu görüntüler yakışıyor mu? Milletvekillerinin, Kurtuluş Savaşı vermiş mecliste yumruklaşmaları, ne kadar ahlâki veya doğrudur?
Şimdi sormamız gerekiyor…
Bu meclis çatısı altında…
YENİ BİR ANAYASA, SİVİL BİR ANAYASA yapmak istiyoruz, değil mi?
DEMOKRASİ VE KARDEŞLİK PROJESİ kapsamında, bir süreç yönetiliyor, terörün kökünü kazımak adına…
Bu meclis kompozisyonu ile mi olacak bunlar?
Durup bir nefes alıp aklımızı başımıza devşirmek “zorundayız”.