Toplumsal olarak bir çürümüşlük içindeyiz... Tamam, bu kesin... Siyasetten tutun da toplumsal olarak pek çok sahada irtifa kaybettiğimizi söyleyebilirim.
Gündemimiz... Ana muhalefet partisi... CHP...
Son birkaç gündür CHP üzerine yöneltilen salvolar ile yatıp kalkmaktayız. Memleketteki sanki tüm kötülüklerin odak noktası CHP... Bakıyorsunuz, havuz medyasına ve bunların yayım-yayın organlarına... Güya toplumumuz bağırsaklarını temizliyor. Türlü suç isnatlarıyla cumhuriyetin kurucu çınarı sarsılmaya çabalanıyor. Bazen düşünüyorum da ne sağlam cumhuriyet temellerimiz varmış... Sadece cumhuriyet değil, Cumhuriyet Halk Partisi de bu dönemde bu kadar yıkıma ve yıldırma operasyonlarına rağmen “dimdik” ayakta duruyor.
Bu paçavra gazete müsveddeleri tamamen halkımızı “algı yönetimine” tâbi tutuyor. Gazetelerde ifşaatlar ve gizli tanıkların demeçleri... CHP genel başkanını neredeyse “playboy” profilinde resmetmeler... Efendim geçmişe göndermeler yapmalar... 28 Şubat döneminin aşağılık faaliyetlerinden yola çıkarak, işte efendim o zamanlar dindar insanları kötülemek ve aşağılamak adına, tümden bu kesime, kurgusal figürler üzerinden “namussuzlar” denmişti... Ama söz konusu, seküler kesimler olunca... Bu “özel hayat” oluyormuş diyesiye getirmeler... Lağım çukuru açılmışmış... Siz önce, gazete müsveddesi olmaktan çıkıp tüm topluma esenlik ve barış müjdeleyin de, lağım çukurları şurada kalsın.
Kolayını bulmuşlar...
At iftirayı dal seyre...
Şunu, kendilerine soramıyorlar, şunca senedir bu ülkeyi kim yönetiyor? Yani CHP ile ilgili bel altı soruşturmalar ortaya çıkınca her şey tastamam mı oluyor? Buradan şu çıkmasın... Türkiye Devleti “CUMHURİYETTİR”... Bu ülkede kimsenin imtiyazı ya da dokunulmazlığı yoktur. Tamam, Allahaşkına şöyle sağduyu ve aklıselim ile durup düşününce bu ülkede CHP belediyelerinden başka belediyeler yok mu?
Bir de soruşturmalar nedense, hep bir tıkanıklık zamanlarına denk gelmiyor mu sizce de? Şöyle baktığımızda, dünyada ve ülkemizde çok farklı dönüşümler yaşanıyor ama taşın altında hep ana muhalefet partisi veya iktidardan yana olmayanlar...
Artık bunun ne zamana kadar daha devam etmesini bekliyorsunuz?
****
Ülkede çözümlenmeyi bekleyen o kadar fazla sorun var ki...
Say say bitmez:
Eğitimden tutunda ekonomiye ve asayiş problemlerine kadar bir dizi sorun ağırlığıyla çözüm beklemekte.
Yerli firmalarımızın ve özellikle yerli sermayenin yatırımlarını, Mısır’a ve Romanya’ya kaydırdığını duymayan kalmadı.
İktidar partisi milletvekili Sayın Hulusi Akar, gençlerimize, mealen, bugünden tezi yok hemen Çin’e gidin, demiş. Tamam da gençlerimizin Çin’e gidebilecek mecalleri var mı? Yahu çoğu genç insanlarımız hâlen aileleriyle yaşamakta. Gazetelerde okumuyor muyuz? Gençler utana sıkıla kişisel ihtiyaçlarını bile ailelerine aldırdıklarını ifade ederken, gençlerimize hedef olarak Çin’i göstermek...
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yayımladığı “İstatistiklerle Gençlik 2025” bültenine göre, Türkiye’nin toplam nüfusu 2025 yılı itibarıyla 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaşmış. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfus ise 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanmış. Böylece gençlerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 14,8 olmuş. Genç nüfusun yüzde 51,2’sini erkekler, yüzde 48,8’ini kadınlar oluşturmuş. Avrupa Birliği ülkelerinde genç nüfus oranı ortalama yüzde 10,7 olarak hesaplanırken, Türkiye’nin yüzde 14,8’lik oranla AB ortalamasının üzerinde kaldığı görülmüş.
TÜİK verilerine göre ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3’e yükselmiş. Yine, iç göç istatistiklerine göre, 15-24 yaş grubundaki gençlerin en önemli göç nedeni eğitim olmuş. 2024 yılında 448 bin 826 genç eğitim nedeniyle iller arasında göç etmiş. İş bulmak veya işe başlamak amacıyla göç eden genç sayısı 102 bin 660 olurken, aileye bağlı göç edenlerin sayısı 79 bin 831 olarak gerçekleşmiş.
[Karar gazetesi, 14.05.2026]
Şöyle bakıyorum da... 24 yıldır bu ülke sağ parti tarafından yönetilmekte. Ama sanki memlekette olan bitenden hiçbir kusurları yokmuş gibi ak ve pak olarak bir yerde konumlanmaları sizce de garip değil mi? Ülkemiz yönetilemiyor... Gençler rotasız ve mutsuz... Sokak çetelerinin gölgesi altında “ağır abilik” oynadıklarını zannediyorlar ama yarınlarını ve ömürlerini kararttıklarının farkında değiller. Çünkü bu sorunlara çözüm üretecek merkezler ne dense daha çok laf üretmekteler. Cumhuriyet Halk Partisi üzerinden algı üretmek çok kolay çünkü... Cambaza bak, işler rayında gitsin... Memleketimizde iç huzurumuzu sağlamadan, emeklisini ve emekçisini “namerde muhtaç” etmeden, gençlere bir umut ve rota tayin etmeden, esaslı açılımlar yapabilmemiz mümkün değil.