Erhan Salman
Editoryal
4 Aralık 2025

Gitmek Mi Zor Kalmak Mı?

Yazar Erhan Salman
Tüm Arşivi Gör

Cumhurbaşkanı yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nda (SETA) düzenlenen “Türkiye’de Değişen Nüfus ve Ailenin Geleceği” sempozyumunda, aşağıda okuyacağınız açıklamaları yapmış:

“… Öncelikle kendi insanımızı, yurtdışına gitmiş, orada yaşayan nitelikli insanları tekrar Türkiye’ye cezbetmek lazım.

Oradaki şartların romantik bir şekilde, gerçeklikle örtüşmeyen şekilde gençlerimize aktarılması ciddi sorun. Birçoğunun da ben, gidince ciddi hayal kırıklıklarıyla karşı karşıya kaldıklarını biliyorum.

Aynı niteliklerde Türkiye’de çok daha olumlu, önemli işler yapabilecekken gidip New York’ta taksi şoförlüğü yapanlar var. Sosyal medyada oluşturulan bu imajı da kırmamız lazım.”

Türkiye’nin gündeminden…

İşsizliği de… Yoksulluğu da… Yasakları da…

Çıkaramıyoruz. Beyin göçü… Yıllardır konuştuğumuz bir mesele… Öte yandan gitgide yaşlanan bir nüfus yapısına sahibiz. Genç nüfusumuzun yoğunluğundan dem vururken, öte yandan yaşlı nüfusumuz da artmakta. Yaşlılarımızın hayat kalitelerini artırıcı önlemler bir türlü alınamıyor. Nüfus ve aile projeksiyonları yapılıyor ama “olması gereken” bir düzen kurulamıyor.

Gençlerimizin ümitlerinin kırılması, gelecek beklentilerinin düşük yoğunluklu olması gibi nedenlerle, gençlerimiz, hem evlenmeye hem de yurtiçinde kalmaya daha mesafeli durmaktalar. Burada, gençleri suçlamadan önce, takkeyi çıkarıp düşüneceğiz… Özellikle, yöneticilerin, şuan içinde bulunduğumuz ülkede neyi yanlış neyi eksik yaptıkları çerçevesinde kendilerini sorguya çekmeleri gerekmektedir.

Bugün, çalışma hayatından tutunda diğer sosyal ilişkilerin varolduğu yer ve ortamlarda bir zehirlenme ve kısıtlanma var. Gençlerimiz, yeni mezun olan gençler, iş hayatına büyük ümit ve beklentilerle girmeye cihet ediyorlar ama karşılaştıkları manzara bambaşka oluyor. Düşük maaş/ücret düzeylerinden tutunda mobbing uygulamalarına varıncaya kadar, çalışanların işyerlerine olan sadakatlerini sakatlayacak birçok gayri ahlâki tutum ve davranış…

Gençlerimizin “beyin göçü” tercihleri ile yaşlanan nüfusumuzun demografik yapımızı bozması… İleride birçok değişime ama olumsuz değişime gebedir. Yani, yaşlanan nüfus, sadece bir sosyal güvenlik ve sağlık sistemi sorunu olmaktan çıkarak, “varoluşsal” soruna tekabül etmektedir.

Okuduğum haber analizlerde…

Gelecek yıllarda dünyada potansiyel işgücü sıkıntıları, sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki mali baskılar, göç hareketlilikleri, ekonomik büyüme hızlarında yavaşlama gibi değişimler, toplumlar üzerinde belirgin olarak farklılıklara neden olacakmış.

Ülkemiz “yaşlı ülke” kategorisindeymiş. Ülkemizde yaşlı nüfus oranı 2000 yılında %5,7 iken, 2023 yılında %10’ün üzerine çıkmış. Önümüzdeki 20 yıl içinde %20’nin üzerine çıkması beklenmekteymiş. Bu bağlamda, önümüzdeki 20 yıl içinde genç nüfusun oranı %10’un altına düşecekmiş.

Türkiye’de doğurganlık oranları tarihin en düşük seviyesi olan %1,51’e gerilemiş. Bu seviye, nüfusun kendisini yenileyebilmesi için gerekli olan %2,1’in oldukça altında düşük bir rakam.

Şimdi tüm bilimsel matematikler ortadayken…

Nüfusumuz yaşlanırken ve üzerine de genç nüfusumuz da ilerleyen yıllarda düşecekken…

Genç potansiyellerimizi ülkemizde tutmak bağlamında, daha iyimser ve umutvâr politikalar üretmek zorundayız. Bugün, hiçbir şekilde reddedemeyeceğimiz reelpolitik ülkemizde hayatta kalmak, geçinmek, gelecek dönemlere ilişkin olumlu hülyalar tasavvur etmek, eldeki imkânlar çerçevesinde zor.

Şu bir gerçek…

Dünya teknolojik olarak büyük bir değişim ve dönüşümden geçiyor. İleri ve yüksek teknolojilerin hayatımızı ahtapot gibi sarmaladığı gerçekliğinde, yüksek nitelik gerektiren işlerin yerine getirilmesinde donamlı personellerin istihdam edilmesi elzem iken, memleketimizde, gençlerin ve iyi eğitimli insan kaynağının moralini bozan, çalışmaya yönelik motivasyonlarını örseleyen faktörler içinde; en başta nepotizm ile ehliyetsiz ve yetkinliği olmayan kişilerin sırf iktidara yakın olmasından ötürü istihdam edilmeleridir.

Gençler ikilem içindedir… Tabii ki onlar da ülkelerinde kalarak, memleketlerine hizmet etmek isterler ama “insan onuruna yaraşır” bir yaşam da, uygulanan ücret politikası ile tesis edilememekte.

Bu konular üzerine daha çok konuşuruz… 

Erhan Salman

Siyaset Bilimci / Yazar

Tüm Makaleleri Görüntüle