Irmak Öğretmenin Sessiz Vedası
Sürgün edildiği okula gidebilmek için harcadığı taksi parası yüzünden cebinde harçlığı kalmayan ve hak arama mücadelesinde yalnız bırakılan genç öğretmenin mücadelesi kamuoyunu sarstı.
Gencecik bir anasınıfı öğretmeni. Ağrı’nın o ayazında çocukların yüzünü güldürmeye çalışan bir can.
Anlatılanları duydunuz mu? Devlet okulunda müdürün öğretmen tokatlaması ,aynı zamanda insanlık onuruna eğitime atılan da bir şamardır .Ne için peki? Birtakım kadınsal hezeyanlar mı bir insanın hayatına mâl oldu?Bunu yapan bir eğitimci üstelik. Yalnız da değilmiş; "Gördüm, oradaydım" diyen mesai arkadaşları da varmış olay yerinde. Ama bazen öyle bir duvar örülüyor ki insanın önüne, haklılığınız o duvarın soğukluğunda donup kalıyor. Hakkını ararken, sesini duyurmaya çalışırken kendini bir anda daha uzak bir yolda, bir "yer değişikliğinin" çaresizliğinde buluvermiş.
Kimseyi parmakla gösterip suçlayacak halimiz yok, zaten adalet dediğimiz o büyük terazi elbet bir gün kurulur. Ama insan sormadan edemiyor: Bir hayat bu kadar ucuz mu? Bir insanın feryadı, masalardaki o resmi evrakların arasında nasıl bu kadar kolay kaybolur?
Tüm kamuoyu olarak bu vahim olayın faillerinin araştırılması için takipte olacağız ki başka Irmaklar kurumasın.
Irmak öğretmen, o bitmek bilmeyen yollarda, o duyulmayan kağıtların arasında aslında hepimizden bir parça götürdü. Şimdi bize kalan, onun yarım bıraktığı o hak arama mücadelesinin sessiz birer şahidi olmak. Çünkü bir insan adalete inancını kaybettiğinde, dünya biraz daha kararır. Irmak gitti, ama ardında bıraktığı o haklı soru işareti, hepimizin vicdanına asılı kaldı.