Okul şiddeti,kadınlara yönelik saldırılarnefret suçları,intihar,cinayet eğilimleri toplumsal kutuplaşma sorun sadece tek bir oyunda değil...
Toplum uzun süre tehlikeyi yanlış yerde aradı.Sokak hayvanlarında, karanlık ara sokaklarda, suç mahallerinde… Oysa bugün yeni risk çoğu zaman bir odada, kapısı kapalı bir ekranda büyüyor. Sessizce, görünmeden, fark edilmeden ama artık fark etmenin zamanı geldi.
C31K benzeri karanlık dijital topluluklar, nefret forumları, şiddeti öven çevreler ve “incel” adı altında örgütlenen ruhsal hastalıklı bireyler, artık sadece internetin marjinal köşeleri değildir. Bunlar, özellikle yalnızlaşmış, dışlanmış ya da kimlik bunalımı yaşayan gençler...
Çözüm çok zor değil
Okullarda güvenlik elbette gerekli ama daha ziyade psikolojik destek artmalı. Çünkü okullarda bir hafta güvenlik gücü göndermek tam anlamıyla sorun çözmeyecek. Çözüm kalıcı psikolojik destek olmalı.Çünkü dijitalleşme ile beraber yalnız kalan ve anlaşılmadığını düşünen kendini sanal bir oyun alanında zanneden gençlerin kendi kafasında kurduğu intikam duygusu ve öfke kontrolsüz şekilde büyüyor.
Hayatta başarısızlık yaşayan, ilişki kuramayan, kendini değersiz hisseden bir gencin veya bir insanın sorunu ilk önce hayvanlara şiddetten başladı.Hayvana yönelen şiddetle kendini güçsüz hisseden kişi, karşı koyamayacağını düşündüğü canlı üzerinde hakimiyet kurmaya çalıştı fakat tedbirler yetersiz kaldı. İlk başta bir hayvana eziyet eden el, zamanla vicdanını köreltir, merhamet duygusunu aşındırır ve şiddeti sıradanlaştırır. Eğer bu aşamada fark edilmez, durdurulmaz ve psikolojik destek sağlanmazsa, aynı öfke bir gün insana da yönelecek. Çünkü şiddet yerinde durmaz; sınır tanımaz, büyür. yönelen şiddetle ortaya çıkar. Çünkü kendini güçsüz hisseden kişi, karşı koyamayacağını düşündüğü canlı üzerinde hakimiyet kurmaya çalışır. İlk başta bir hayvana eziyet eden el, zamanla vicdanını köreltir, merhamet duygusunu aşındırır ve şiddeti sıradanlaştırır. Eğer bu aşamada fark edilmez, durdurulmaz ve psikolojik destek sağlanmazsa, aynı öfke bir gün insana da yönelebilir. Çünkü şiddet yerinde durmaz; sınır tanımaz, büyür.
Bir diğer mesele ise gün boyunca cinayet videoları, saldırı görüntüleri, silahlı oyunlar, hakaret dili ve linç kültürüyle beslenen bir zihin zamanla tabii ki sertleşecek. Yeni yetişen beyin bunları kendi zihninde farklı konumlandıracak. Artık okullar sadece bilgi yükleyen bir sistemden ziyade psikolojik desteği daha yoğun bir şekilde artırarak ayrıca kültür ,sanat ve spor faaliyetlerini artırması sadece bilgi yükünden ziyade sağlıklı bireyler yetiştirmeye önem vermeye ağırlık vermesi gerektiğini düşünüyorum.Çünkü empati giderek zayıfladı.
Bir daha hiçbir okulda, hiçbir sokakta ve hiçbir evde benzer acıların yaşanmaması; öfkenin değil aklın, şiddetin değil sağduyunun hakim olduğu bir toplum kurulması en büyük dileğimizdir.
Duygu Terzioğlu
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle