🌹 Sevgililer Günü’nde Tıptan Romantik Bir Bakış…
Aşk kalpte hissedilir, evet.
Ama tıpta biliyoruz ki aşk beyinde başlar.
Bir bakışta hızlanan nabız, bir mesajla gelen heyecan, bir sarılmayla çözülen omuzlar…
Bunların hiçbiri tesadüf değildir.
Hepsi beynin çok eski ve çok derin merkezlerinde başlayan biyolojik süreçlerin dışa yansımasıdır.
Sevgililer Günü vesilesiyle şunu soralım:
İnsan bedeni sevgiye nasıl cevap verir?
Aşkın ilk durağı: limbik sistem
Romantik bir bağ kurulduğunda, beyinde ilk aktive olan bölge limbik sistemdir.
Bu sistem duyguları, motivasyonu ve bağlanmayı yönetir.
Burada özellikle üç yapı devreye girer:
- Amigdala: Tehdit algısı ve duygusal yoğunluk
- Hipokampus: Anılar ve bağ kurma
- Hipotalamus: Hormon salınımının merkezi
Birine ilgi duyduğunuz anda amigdala çevreyi tarar:
“Bu kişi güvenli mi?”
Eğer cevap evet ise, hipotalamus hormon üretimini başlatır.
İşte aşkın biyokimyası burada başlar.
Hangi hormon ne zaman artar?
Romantik temas sırasında vücutta bir
hormon orkestrasyonu oluşur
Dopamin;
İlk heyecan, kalp çarpıntısı, “onu düşündüğümde mutlu oluyorum” hissi.
Dopamin ödül sistemini çalıştırır. Aşkın başlangıç coşkusudur.
Oksitosin;
Sarılınca, dokununca, yan yana uyuyunca artar.
Bağlanma hormonudur. Güven hissini oluşturur. Kortizolü düşürür.
Serotonin;
Duygusal denge sağlar. Uzun vadeli ilişkilerde baskın hale gelir.
Endorfin;
Mutluluk hissi verir, ağrı eşiğini yükseltir ve stresi azaltır; yani aşkın hem ruhsal hem bedensel rahatlama boyutunu güçlendirir.
Yani mesajlaşmak dopamini artırır,
ama sarılmak oksitosini ve endorfin
Bu yüzden uzaktan ilişkiler genellikle şunu hissettirir:
“Seviyorum ama tamamlanmıyor.”
Bu romantik değil — biyolojiktir.
Sarıldığınızda vücutta ne olur?
Bilinçli fiziksel temas (sarılmak, el ele tutuşmak, temas etmek):
- Kalp ritmini yavaşlatır
- Tansiyonu düşürür
- Stres hormonlarını baskılar
- Parasempatik sinir sistemini aktive eder
- Bağışıklık yanıtını güçlendirir
Beden şu mesajı alır:
Tehlike yok. Güvendesin.
Bu mesaj alındığında organizma onarım moduna geçer;
Uyku derinleşir.
Sindirim rahatlar.
Kaslar gevşer.
Bu yüzden düzenli fiziksel temas yaşayan bireylerde depresyon, anksiyete ve kardiyovasküler hastalık oranları daha düşüktür.
Bazı çalışmalar, kronik yalnızlığın sigara kadar ciddi bir sağlık riski oluşturduğunu bile göstermektedir.
Bu nedenle World Health Organization sosyal bağların kalitesini artık doğrudan halk sağlığı göstergeleri arasında değerlendiriyor.
Beyin neden yakınlığı ödül olarak kodlar?
Çünkü insan türü temas ederek hayatta kaldı.
Bebeklikten itibaren sinir sistemimiz şu şekilde programlanır:
Yakınlık = güven
Güven = hayatta kalma
Bu yüzden sağlıklı ilişkilerde insanlar:
- Daha sakin olur
- Daha iyi karar verir
- Daha az öfkelenir
- Daha dayanıklı hale gelir
İyi bir ilişki yalnızca kalbi değil, sinir sistemini de regüle eder.
Peki bir ilişkide en koruyucu eylem hangisi?
Tıbbi açıdan cevap net:
Bilinçli fiziksel temas..
Bu sadece cinsellik değildir.
Sarılmak
Yan yana sessizce oturmak
Omza dokunmak
El ele yürümek..
Bunların hepsi beyindeki tehdit merkezlerini susturur.
Ve beden rahatladığında, ruh da rahatlar.
Birine sarıldığınızda sadece onu tutmazsınız —
onun sinir sistemine dokunursunuz.
Ve belki de tıbbın en zarif gerçeği şudur:
Bazı insanlar ilaç değildir,
ama iyi gelir…
Dr. Deniz İsmiyeva
Toplumsal analizleri ve özgün bakış açısıyla ajansımızın vizyoner kalemlerinden biri.
Tüm Makaleleri Görüntüle