Ortadoğu’nun kaderini yeniden şekillendiren büyük değişimlerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Suriye, savaşın ağır yıkımlarının ardından ekonomik toparlanma, stratejik yeniden yapılanma ve bölgesel entegrasyon açısından tarihî bir dönemece girmiş durumda. Bu yeniden doğuş yolculuğunun en önemli paydaşlarından biri ise hiç şüphesiz Türkiye olarak öne çıkıyor.
Türkiye ile Suriye arasında asırlara dayanan kültürel, sosyal ve ekonomik bağlar; istikrar ve ortak kalkınma hedefi doğrultusunda büyük bir potansiyele işaret ediyor. Enerji, tarım, sanayi, lojistik ve ticaret alanlarında karşılıklı faydaya dayalı güçlü bir iş birliği zemini yeniden oluşuyor.
Bu kritik süreçte; hem insani hem de ekonomik çalışmalarıyla öne çıkan Sayın Rachid Karaahmed, Medyabir Haber Ajansı’na önemli açıklamalarda bulundu.
“Suriye Yeniden Ayağa Kalkma Potansiyeline Sahip”
Suriye ekonomisinin mevcut durumu ve kısa vadeli toparlanma senaryoları hakkında değerlendirmelerde bulunan Rachid Karaahmed, ülkenin potansiyeline dikkat çekerek şunları söyledi:
“Suriye ekonomisi uzun yıllar süren çatışmalar nedeniyle ciddi bir yıkım yaşamış olsa da sahip olduğu insan kaynağı, doğal zenginlikleri ve stratejik konumu sayesinde yeniden ayağa kalkma potansiyeline sahiptir. Kısa vadede önceliğimiz; temel altyapıyı ayağa kaldırmak, küçük ve orta ölçekli işletmeleri yeniden üretime kazandırmak ve gıda güvenliğini garanti altına almaktır. İstikrar sağlandıkça, dış yatırım ve ticaret hacmi doğal olarak artacaktır.”
“Türkiye, Suriye İçin Güvenilir Bir Ekonomik Partnerdir”
Türkiye ile ilişkilerin ekonomik boyutunun önemine değinen Karaahmed, bu ortaklığın nasıl güçlendirilebileceği konusunda şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye, Suriye için sadece bir komşu değil; aynı zamanda tarihî bir ticaret ortağı ve güvenilir bir ekonomik partnerdir. Öncelikle karşılıklı güven ortamını güçlendirerek sınır ticaretini hızlandırmalı, lojistik geçişleri kolaylaştırmalı ve sanayi iş birliklerini teşvik etmeliyiz. Türk yatırımcılar Suriye’nin yeniden inşasında etkin rol aldıkça, iki ülkenin kazandığı bütünleşik bir ekonomik yapı ortaya çıkacaktır.”
Yatırım Fırsatları: İnşaat, Enerji ve Tarım
Türk yatırımcılar açısından Suriye’de doğan fırsatları sıralayan Karaahmed, öncelikli sektörleri şöyle açıkladı:
“İnşaat, enerji, tarım, gıda işleme, tekstil, sağlık hizmetleri ve eğitim teknolojileri; en öncelikli sektörlerdir. Bunun yanında, serbest ticaret bölgeleri ve sanayi kümelenmeleri sayesinde Türk firmalarının üretim ve ihracat ağlarına güçlü katkılar sunabilecek projeler hazırlıyoruz. Suriye’nin yeniden ayağa kalkışı, Türk özel sektörü için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yatırım ortamı yaratacaktır.”
Lojistik ve Gümrükte Modernizasyon Hedefi
Lojistik ve gümrük süreçlerinin iyileştirilmesi adına acil ihtiyaçlara değinen Karaahmed, hedeflerinin kesintisiz ticaret yolları olduğunu belirtti:
“En büyük hedefimiz; kesintisiz ve güvenli ticaret yolları oluşturmaktır. Sınır kapılarında modernizasyon, dijital gümrük sistemi, ortak lojistik merkezleri ve bölgesel ticaret koridorları ekonomiyi kısa sürede canlandıracaktır. Türkiye bu alanlarda büyük tecrübeye sahip ve biz bu tecrübeyi paylaşmaya hazırız.”
Yardımdan Kalkınmaya Geçiş Modeli
Uluslararası desteklerin hem insani hem ekonomik boyutu hakkında konuşan Karaahmed, “Yardımdan kalkınmaya geçiş” modelini benimsediklerini vurguladı:
“İnsani yardım yalnızca geçici bir çözüm sunar. Biz yardımın üretimi canlandıran ve istihdam oluşturan projelere dönüşmesini hedefliyoruz. Dünya İnsani Yardım Partisi olarak toplumun kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayacak yatırımları destekliyoruz. Uluslararası kuruluşlarla birlikte, ‘yardımdan kalkınmaya geçiş’ modelini benimsiyoruz.”
Siyasi İstikrar ve Türkmenlerin Rolü
Ekonomik kalkınmanın garantisi olan siyasi istikrar ve Türkmen toplumunun rolü üzerine değerlendirmelerde bulunan Karaahmed, şunları kaydetti:
“Siyasi istikrarın temelinde kapsayıcı yönetim ve toplumsal uzlaşı vardır. Her etnik ve kültürel kimliğin eşit haklarla temsil edildiği bir yönetim modeli, hem barışı hem ekonomik güveni sağlayacaktır. Ayrıca şeffaflık, hukukun üstünlüğü ve yatırımcı dostu reformlar en önemli başlıklarımız arasındadır. Suriye Türkmenleri bu toprakların asli unsurlarından biridir. Ekonomik hayatta daha fazla yer almaları, eğitimde fırsat eşitliği ve siyasi temsil güçlerinin artırılması öncelikli hedeflerimizdendir. Türkmen girişimcilerin yatırımları, toplumumuzun gelecekte daha güçlü söz sahibi olmasını sağlayacaktır. Türkmen gençleri ise geleceğin Suriye’sinin en büyük garantisidir.”
“Bölgesel İstikrar Kalıcı Hale Gelecek”
Röportajın sonunda Türkiye–Suriye güven ilişkisinin geleceğine dair inancını paylaşan Karaahmed, sözlerini şöyle tamamladı:
“Eğer Türkiye ve Suriye el ele verirse, sadece iki ülke değil tüm bölge kazanır. Barışın hâkim olduğu bir Suriye, ticaret yollarının yeniden açılması, enerji ve lojistik projelerinin canlanması demektir. İş birliği, hem halklarımızın refahını yükseltecek hem de bölgesel istikrarı kalıcı hâle getirecektir. Biz bu geleceğe yürekten inanıyoruz.”
GELECEĞİ BİRLİKTE İNŞA ETMEK
Suriye’nin yeniden doğuş süreci, sadece ekonomik bir dönüşüm değil; aynı zamanda toplumsal barışın, insani kalkınmanın ve bölgesel güvenliğin anahtarıdır. Türkiye ile Suriye arasında kurulacak güçlü ortaklık; enerji, ticaret, istihdam ve barış alanlarında yepyeni fırsatlar doğuracaktır.
Sayın Rachid Karaahmed’in ortaya koyduğu vizyon; insan odaklı kalkınma ve kapsayıcı yönetişim anlayışının Suriye’nin geleceğine ışık tuttuğunu göstermektedir. Medyabir Haber Ajansı olarak bizler; bu süreci yakından takip etmeye, doğru ve güvenilir habercilik anlayışıyla kamuoyuna aktarmaya devam edeceğiz. Suriye’nin yeniden ayağa kalktığı ve Türkiye ile ortak geleceğe yürüdüğü günleri hep birlikte görmek temennisiyle.

Suat bey emeğinize sağlık
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.
Ortadoğu’da taşlar yeniden yerine otururken, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik ve stratejik bağların geleceği, sadece iki ülkeyi değil tüm bölgeyi etkileyecek bir güç taşıyor. Bugün yaşanan dönüşüm; savaşın yaralarını sarmakla sınırlı değil, aynı zamanda üretim, yatırım ve ticaret ekseninde yeni bir kalkınma modelinin inşa edilmesi anlamına geliyor.
Türkiye’nin bu süreçte üstleneceği rol; coğrafi yakınlık, lojistik avantajlar, girişimci ruh ve tarihi ortaklıkların bir sonucu olarak kritik bir köprü niteliğinde. Suriye’nin yeniden yapılanmasında atılacak her adım, iki ülkenin de geleceğine yatırım demektir.
Tebrikler
Teşekkür Mesajı:
“Suriye meselesini olağanüstü bir şekilde ele aldıkları için Türk medyasına şükranlarımı sunmak istiyorum. Bana özel bir röportaj veren Türk gazeteci Suat eli Büyük’e teşekkür ediyor ve Suriye’nin sesini dünyaya duyurma çabalarını takdir ediyorum.
Suriye halkına verdikleri sürekli destek için Türk halkına teşekkür ediyor, kendilerine en iyi dileklerimi ve başarılarımı sunuyorum.
Suriye’nin desteğini ve istikrarını savunan tutumları için Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı’na teşekkür ediyor ve bölgede barış ve istikrarı sağlama çabalarında kendisine başarılar diliyorum.
Türk medyasına, Türkiye halkına ve Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı’na teşekkür ederim.”
Değerli açıklamalarınız ve nazik sözleriniz için içtenlikle teşekkür ederim.
Suriye halkının yaşadığı zorlukları ve barış arzusunu tüm dünya kamuoyuna doğru ve tarafsız bir şekilde aktarmak, Türk medyasının en önemli sorumluluklarından biridir. Bu doğrultuda yaptığımız her çalışmada Suriye’deki kardeşlerimizin yanında olmak bizim için onur vericidir.
Türk halkı, tarih boyunca aynı coğrafyayı ve kaderi paylaştığımız dost Suriye halkının yanında durmaya devam edecektir. Sayın Türkiye Cumhurbaşkanı’nın bölgede barış, istikrar ve güvenin tesisine yönelik çabalarına dair takdiriniz de bizim için çok kıymetlidir.
Sizlere ve Suriye halkına en içten saygılarımı sunuyor; dostluğumuzun, iş birliğimizin ve dayanışmamızın güçlenerek sürmesini diliyorum.
Bu özel röportaj vesilesiyle gösterdiğiniz misafirperverlik ve samimiyet için tekrar teşekkür ederim