Soru – Şahane Agahoğlu:
Uluslararası alanda KKTC’nin görünürlüğünün ve diplomatik tanınırlığının artırılması konusunda yakın dönemde öngörülen yeni adımlar var mı? Türk devletleriyle bu konuda ortak bir strateji söz konusu mu?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Bizim için Türk dünyası, öz Türk ailemizdir. Ancak Kıbrıs sorunları nedeniyle büyük güçlerin — Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeleri ve Avrupa Birliği ülkelerinin — olumsuz etkilerinden dolayı mücadele ediyoruz. Türk dünyasıyla ilişkilerimizi zorlaştırmaya çalışan uluslararası bir yapı var.
Bilindiği gibi biz Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üyeyiz. Ancak bu teşkilata üye devletler tarafından KKTC henüz tanınmış değildir. Tersine, bu ülkelerin bazıları Güney Kıbrıs’ı, Avrupa Birliği süreçleri sonucunda tanımış durumdadır. Dolayısıyla aşmamız gereken sorunlar var.
Bu noktada Anavatan Türkiye Cumhuriyeti bize her zaman yardımcı oldu. En yakın desteği de Azerbaycan’dan gördük. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in KKTC’ye gösterdiği samimi yakınlık ve verdiği güçlü destek, Kıbrıs Türk halkını son derece mutlu etmiştir. Temennimiz, Aliyev örneğinin diğer Türk Devletleri Teşkilatı üyelerine de ilham olmasıdır.
KKTC’nin TDT’de gözlemci üyelikten asıl üyeliğe geçmesi ve hak ettiği konuma ulaşması önümüzdeki süreçte hedefimizdir. Ancak bu bir günde olacak bir şey değildir. Kıbrıs Türkü, yıllardır bilinçli ambargolarla mücadele etmiş bir halktır; dolayısıyla tüm bunların aşılması da sabır, kararlılık ve dik duruş gerektirir. Türk dünyasından beklediğimiz destek budur.
Soru – Şahane Agahoğlu:
Azerbaycan’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Enformasyon Bakanları toplantısına KKTC’nin katılımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu platformun KKTC’nin uluslararası görünürlüğüne katkısı ne olur?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Bu, Azerbaycan’a yaptığım üçüncü ziyaret. Daha önce Şuşa ve Gabala’ya gittik. Bu kez Türk Devletleri Teşkilatı Enformasyon Bakanlarının toplantısına katıldık. Bizde Enformasyon Bakanlığı yoktur ancak Dışişleri Bakanlığı’nın Enformasyon Dairesi vardır.
Azerbaycan’ın müthiş ev sahipliğinde, iki gün boyunca son derece rahat, mutlu ve kardeşçe bir toplantı gerçekleştirdik. Diğer TDT üyeleriyle de dostane bir ortamda iki gün geçirdik. Bizi böyle görüp sorun yaşamadığımızı düşünenler olabilir; ancak gerçek durum farklıdır. Yine de geleceğe dair umutluyuz.
Soru – Şahane Agahoğlu:
Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası dış politika yaklaşımında Türk dünyasıyla ilişkilerin daha da güçlendirileceği ifade ediliyor. KKTC bu süreçte hangi rolü oynamayı hedefliyor?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Bilindiği gibi bir Cumhurbaşkanlığı değişimi yaşadık. Ancak bu değişimin KKTC’nin uluslararası duruşunda veya Kıbrıs politikasında bir değişiklik anlamına geldiği düşünülmemelidir. Kıbrıs meselesi ulusal bir davadır, devlet politikasıdır; kişilere göre değişmez. KKTC ile Anavatan Türkiye bu konuda ortak duruşa sahiptir. Geri adım söz konusu değildir.
Soru – Şahane Agahoğlu:
KKTC’nin ekonomik kalkınmasında Türkiye ile yürütülen mevcut işbirliği projelerinde en kritik öncelikler neler olacak? 2025 sonrası için hangi alanlarda yeni yatırımlar bekleniyor?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Ekonomik kalkınma Türkiye ile birlikte yürütülmektedir. Zaten Türkiye’nin desteği sayesinde bu noktalara gelebildik. Tüm ambargolara rağmen KKTC’nin sosyoekonomik seviyesi, bugün BM Genel Kurulu’ndaki en az 200 üyenin yüzde 80’inden ileridir. Yani KKTC bir başarı hikâyesidir.
Tüm zorluklara rağmen elde edilen bu başarı, sürekli destek gören Güney Kıbrıs’ın başarı olarak sunulmasına karşın gerçek başarı hikâyesinin KKTC’ye ait olduğunu göstermektedir. Çünkü bizim desteğimiz yalnızca Anavatan Türkiye’dir.
Soru – Şahane Agahoğlu:
Yunanistan Savunma Bakanlığı’nın C-130’lar üzerinden yaptığı son paylaşımı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Yunanistan’ın bu çirkin paylaşımı beni şaşırtmadı. Rum–Yunan ikilisinin faşist düşünce yapısını iyi biliyoruz. Kıbrıs halkı toplu mezarlar, katliamlar gördü. Bugün Gazze’de görülenler ilk kez yaşanıyor sanılabilir; oysa 1960’lı yıllarda aynı şeyleri BM askerlerinin gözü önünde Kıbrıs’ta yaşadık.
Rumların ve Yunanlıların nasıl bir zihniyete sahip olduğunu biliyoruz. Dünyaya bunu anlatmakta zorlanıyoruz çünkü anlamak istemiyorlar. İsrail’in bölgedeki varlığı da tansiyonu artırmakta, Rum tarafını şımartmaktadır. Ada adeta İsrail’in askeri kampına dönüşmüştür. TSK’nın adadaki varlığı caydırıcıdır; tehdit değildir. Güven içinde yaşıyorsak bu TSK sayesindedir.
Umarım Rumlar bir çılgınlığa kalkışmaz. Kalkışırlarsa bu onlar için iyi olmaz çünkü başarı şansları yoktur. Kıbrıs adası hiçbir zaman Helen adası olmamıştır, olmayacaktır.
Soru – Şahane Agahoğlu:
Egemen eşitlik vurgusunu sık sık yineliyorsunuz. Siyasi eşitliğin yeterli olmadığını söylüyorsunuz. KKTC açısından egemen eşitlik neden vazgeçilmezdir?
Cevap – Tahsin Ertuğruloğlu:
Egemen eşitlik son derece önemlidir. Bazı siyasi kişilerin savunduğu siyasi eşitlik yeterli değildir. Bunun örneği 1960 Cumhuriyeti’dir. Garantör anavatanların imzaladığı anlaşma Rumlar tarafından üç yıl sonra yıkıldı, ortaklık devleti Rum devletine dönüştürüldü, Kıbrıs Türk Halkı ortaklıktan atıldı ve BM bunu onayladı.
Bu durum siyasi eşitliğin yeterli olmadığını açık gösterir. Biz iki ayrı egemen devletin varlığının kabul edilmesini savunuyoruz. KKTC rastgele kurulmuş bir devlet değildir; bedeller ödenerek kurulmuştur. “Gün gelir ortadan kaldırılır” düşüncesiyle kurulmadı. Kalıcıdır; Akdeniz’de ikinci Türk devletidir.
Sorun yaşanmaması için adada iki devletin varlığı kabul edilmelidir. Bu iki devlet işbirliği yapabilir ancak ortaklık ihtimali sıfırdır.
Tahsin Ertuğruloğlu:
“Çok teşekkür ederim Şahane hanım. Memnun oldum, Medyabir ailesine başarılar dilerim.”

Elinize sağlık, oldukça önemli bir çalışmaya imza atmışsınız. KKTC’nin uluslararası alanda hak ettiği konuma ulaşması için verilen diplomatik mücadelenin, bu tür özel röportajlarla daha geniş kitlelere aktarılması büyük değer taşıyor.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun ortaya koyduğu vizyon; Doğu Akdeniz’deki güvenlik dengelerinden Türk Devletleri Teşkilatı ile ilişkilerin güçlendirilmesine, ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesinden Kıbrıs meselesinin geleceğine kadar birçok kritik başlığı kapsıyor.
Medyabir Ajansı’nın, özellikle Türk dünyasının ortak çıkarları doğrultusunda bilgilendirici ve stratejik içerikler üretmeye devam etmesi, bölgesel farkındalığın artmasına güçlü bir katkı sunuyor. Başarılı çalışmanız için tebrik eder, devamını heyecanla beklediğimizi belirtmek isterim.
Çok nazik değerlendirmeniz ve kıymetli sözleriniz için teşekkür ederim.
Sayın Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun stratejik vizyonunu, Doğu Akdeniz’den Türk Devletleri Teşkilatı’na uzanan geniş bir çerçevede aktarmak, bölgesel gerçeklerin daha iyi anlaşılmasına hizmet ediyor. Biz de Medyabir Ajansı olarak, Türk dünyasının ortak menfaatlerini önceleyen, analitik ve güvenilir içerikler üretmeye devam edeceğiz.
Desteğiniz benim için çok değerli. Yeni çalışmalarımızda da aynı sorumluluk ve hassasiyetle ilerlemeyi sürdüreceğiz.