Küresel ekonomide ticaret blokları ve serbest ticaret anlaşmaları yeniden ivme kazanırken, farklı bölgelerde yürütülen müzakereler dünya ticaretinin yönünü şekillendiriyor. Son dönemde özellikle AB-Mercosur, Hindistan-EFTA ve Afrika ile Asya’daki bölgesel entegrasyon girişimleri ön plana çıkıyor.
Avrupa Birliği ile Güney Amerika ülkelerini kapsayan AB-Mercosur anlaşmasında teknik başlıklar üzerinde ilerleme sağlanırken, tarafların çevre standartları ve tarım ürünleri kotası gibi kritik konularda yeni uzlaşı seçenekleri üzerinde çalıştığı bildiriliyor. Anlaşmanın hayata geçmesi durumunda, yaklaşık 780 milyonluk bir pazarın daha entegre hale gelmesi bekleniyor.
Öte yandan Hindistan ile EFTA ülkeleri arasında yürütülen serbest ticaret görüşmelerinde de sona yaklaşıldığı ifade ediliyor. Anlaşmanın, özellikle hizmet ticareti, ilaç ve makine sektörlerinde karşılıklı yatırımları artırması öngörülüyor.
Afrika’da AfCFTA çerçevesinde gümrük vergilerinin kademeli olarak düşürülmesi sürerken, Asya’da RCEP bölgesel ticaret ağı tedarik zincirlerini daha bütünleşik hale getiriyor. Uzmanlar, bu süreçlerin “yeni ticaret koridorları” oluşturduğunu ve küresel üretim ağlarını yeniden konumlandırdığını belirtiyor.
Ekonomistlere göre yeni anlaşmalar, ticarette korumacılığın arttığı bir dönemde bölgesel iş birliğini güçlendiren dengeleyici bir unsur olarak öne çıkıyor. Ancak bazı sektörlerde rekabet baskısının artabileceği ve yerel üreticilerin uyum sürecinin dikkatle yönetilmesi gerektiği vurgulanıyor.