Zehra Bilici / Medyabir Haber Ajansı (MHA) / Eskişehir – Mahmudiye Kadın Kooperatifi ve Kadın Dayanışma Derneği Başkanı Sabriye Elbastı’nın öncülüğünde başlayan bu yolculuk, “Kadınlar neler yapabiliriz?” sorusuyla yola çıkıp bugün yüzlerce ürüne dönüşmüş durumda. Kadınlar sadece üretmiyor, at kılı ve gübre gibi geleneksel değerleri yeniden yorumluyor, tarımı ve gelenekleri gelecekle buluşturuyor. At malzemeleri üretiminden okçulukta kullanılan ekipmanlara, pekmezden pestile, karpuz reçelinden safran denemelerine kadar uzanan bu üretim zinciri, adeta bir kadın mucizesi.

İlçede neredeyse her şey değerlendiriliyor. Örneğin karpuz kabuğundan pekmez yapılıyor, karpuzun sıfır atık prensibiyle reçeli, suyu, kurusu işleniyor. Dışarıdan gelen ürünler değil, yerli tarımın meyvesi kıymetlendirilerek sofralara ulaştırılıyor. Mahmudiye kadınları sadece üretmiyor; yöresel tariflere, göçmen geleneklerine, hatta Orta Asya’nın tatlarına sahip çıkıyor. Kara buğday, Göçmenlerin kırması, Tatar tava lokumu; babaanne tarifleriyle yapılan reçeller ve geleneksel tarhanalar bunlardan sadece birkaçı.
Sabriye Elbastı ve Mahmudiye Kadın Kooperatifi sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir dönüşümün parçası. Trendyol, Hepsiburada gibi platformlarda yer alıyorlar, e-ticarete adım atmış durumdalar. Henüz markalaşma yolculukları devam etse de, festivallerde, panayırlarda yer alarak Mahmudiye’yi Türkiye’nin dört bir yanına tanıtıyorlar.
Bu hikâyede en çarpıcı olan şey ise kadınların birbirine olan inancı. 38 yaşındaki Burcu Köse’nin elinden tutarak yeniden hayata kazandırılması, 10 üründen 1000 lerce kavanoz ürüne ulaşılması, sadece ekonomik değil ruhsal bir dirilişin de göstergesi. Kadın isterse her şey olur, diyorlar. Ve bu söz, artık bir slogan değil; Mahmudiye sokaklarında, kavanoz etiketlerinde, kadınların ellerinde hayat buluyor.
Mahmudiye artık sadece atlarıyla değil, kadınlarıyla da anılıyor. Bu bir tesadüf değil; bu, alın terinin, emeğin ve dayanışmanın zaferi
