1. Haberler
  2. Çevre
  3. Depremle Mücadeleye Zeminden Başlanmalı

Depremle Mücadeleye Zeminden Başlanmalı

Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü, İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, birinci derecede deprem bölgesinde yer alan İzmir’de yapılan son bilimsel araştırmaların, konunun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk ve İtalyan akademisyenlerin gerçekleştirdiği araştırmanın, İzmir’deki deprem riski ve binaların durumu hakkında çarpıcı bulguları olduğunu belirten Batuhan Tozburun, zemin mühendisliğinin depreme karşı hayati bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nden Dr. Taygun Uzelli ve Milano Politeknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Stefano Salata’nın yaptığı çalışmaya göre, İzmir’de 67 bin 642 binanın yüksek risk alanında bulunduğunu ifade eden Tozburun, “Araştırmada, İzmir şehir nüfusunun yüzde 20,9’unun riskli bölgelerde yaşadığı ve toplamda 618 bin 467 kişinin yüksek risk altında olduğu vurgulanıyor,” dedi.

DEPREM VE KENTSEL DÖNÜŞÜM BİRİNCİ GÜNDEM OLMALI

Tozburun, deprem tehdidine karşı zemin mühendisliğinin kritikliğine dikkat çekerek, “Deprem, ülkemizin en önemli sorunlarından biri haline gelmiştir. Zemin iyileştirmeleri, bina maliyetinin yüzde 20-30’unu oluşturuyor. Eğer bu işlemler doğru şekilde gerçekleştirilirse, kalan maliyetin yüzde 70’ini de korumuş oluyorsunuz. Milyonlarca lira değerindeki bir binanın zeminine yeterince önem verilmezse, o bina depreme ve diğer dışsal etkilere karşı zayıf kalıyor. Zemin iyileştirme uygulamaları binaların ömrünü uzatır ve projeye değer katar. Depremle mücadeleye öncelikle zemin iyileştirmesi ile başlanmalıdır. Bu nedenle profesyonel inşaat firmaları zemin iyileştirme çalışmalarına özel önem vermektedir. İstanbul, Türkiye’nin finans merkezi konumunda. Tüm büyük firmalar ve bankalar burada yer almakta. Olası bir deprem durumunda, ülke olarak hem maddi hem de manevi açıdan ciddi kayıplar yaşayabiliriz. İzmir, birinci derecede deprem bölgesinde bulunan bir şehir olarak büyük bir riske maruz. Bu bağlamda, vatandaşların bilinçlenmesi ve yerel yönetimlerle hükümetin acilen adım atması gerekmektedir. Kentsel dönüşümle birlikte, eski ve deprem dayanıklılığı düşük konutların bir an önce ada bazlı olarak dönüştürülmesi şarttır,” şeklinde konuştu.

 

 

HER YIL İSTİKRARLI BÜYÜMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ

Bölgesel hizmet sunmalarına rağmen Türkiye’deki zemin ile ilgili sektördeki ilk 5 firma arasında yer aldıklarını belirten Batuhan Tozburun, “Son 5 yıldır her yıl ortalama yüzde 20 büyüdük, geçtiğimiz yıl bu oran yüzde yüze çıktı. Zemin mühendisliği ve temel çalışmaları alanında yaklaşık 200 personelden oluşan deneyimli bir ekibe ve geniş bir makine parkına sahibiz. Jet grout, baret kazık ve diyafram duvar gibi çeşitli uygulamaları aynı anda gerçekleştirebiliyoruz. Sektörde önemli deneyim ve referanslara sahibiz. Ege Bölgesi’nden sonra İstanbul ve Ankara’da da hizmet vermek için planlarımız var. Ancak İzmir’de bile bu alanda yapılacak çok iş mevcut. İnsan kaynağına da önemli yatırımlar yaptık. Hem teknik bilgiye hem de deneyime sahip bir ekibe sahibiz. Firmalara bütüncül bir hizmet modeli sunuyoruz. Çeşitli hizmetleri tek kaynaktan anahtar teslim sunabiliyoruz. Böylece hizmet verdiğimiz müteahhitler, farklı şirketler yerine tek bir firma ile muhatap olma avantajını yakalamış oluyorlar. Hizmet kalitesi ve hızında da avantaj sağlamış durumdayız,” ifadelerini kullandı.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Medyabir Haber Ajansı ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!